Akciğer Kanseri: Nedenleri, Belirtileri, Teşhis ve Tedavisi

Bilimsel araştırmalara dayanarak hazırlanmıştır. / Okuma süresi: 12 dk 57 sn

0
78
Akciğer kanseri belirtileri
Akciğer kanseri

Akciğer kanseri nedir?

Akciğer kanseri, tüm kanserler gibi, vücudun temel yaşam birimi olan hücrede gerçekleşen anormalliklerinden kaynaklanır. Normalde, hücreler kontrollü olarak gelişirler. Hücreler gerektiğinde yeni hücreler üretmek için bölünür fakat bu hücrelerin gereğinden fazla ve kontrolsüz olarak çoğalması sonucunda tümör olarak bilinen bir kitle oluşur.

Tümörler iyi huylu veya kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılırlar. Kanser hücreleri ise malign yani kötü huylu hücrelerden oluşur. İyi huylu tümörler genelde çıkarılabilir ve bu tümörler vücudun diğer bölgelerine yayılmaz.

Diğer taraftan, malign tümörler genellikle başladığı yerde agresif olarak lokal olarak büyürler ve tümör hücreleri kan dolaşımına veya lenfatik sisteme girebilir. Kandan ve lenfatik sistemden ise vücuttaki diğer bölgelere yayılabilirler. Bu yayılma sürecine metastaz denir. Uzak bölgelerdeki tümör büyüme alanlarına metastaz denir.

Akciğer kanseri, oluştuktan hemen sonra metastaz yapma eğiliminde olduğundan, hayatı tehdit eden bir kanserdir ve tedavisi en zor kanserlerden biridir. Akciğer kanseri vücuttaki herhangi bir organa yayılabilir ancak bilhassa adrenal bezi, karaciğer, beyin ve kemiklere metastaz yapar.

Akciğer kanseri, akciğerin herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir ancak akciğer kanserlerinin büyük bir kısmı epitel hücrelerden kaynaklanır. Bu hücreler, büyük ve küçük hava yollarını (bronşlar ve bronşiyolleri) kaplayan hücrelerdir. Bu nedenle akciğer kanserlerine bazen bronkojenik kanser veya bronkojenik karsinom da denir. Akciğer kanseri ayrıca bazen plevra denilen akciğer zarı veya nadiren kan damarları gibi akciğerlerdeki destekleyici dokulardan da meydana gelebilir.

Sigara içen insanların akciğer kanserine yakalanma ihtimali hiç içmeyenlerden daha yüksektir ancak hiç sigara içmemiş insanlar da akciğer kanserine yakalanabilir. Akciğer kanseri riski, sigara içtiğiniz süre ve içtiğiniz sigara sayısı ile doğru orantılıdır. Uzun yıllar sigara içmiş olsanız bile sigarayı bıraktıktan sonra, akciğer kanserine yakalanma riskiniz önemli ölçüde azalmıştır.

Akciğer kanseri türleri nelerdir?

Akciğer kanseri, hücrelerin tipine göre iki ana türe ayrılır. Bunlardan bir tanesi küçük hücreli akciğer kanseridir ve diğeri de küçük hücreli olmayan akciğer kanseridir.

Küçük hücreli akciğer kanseri: Küçük hücreli akciğer kanseri neredeyse sadece çok fazla sigara içenlerde ve küçük hücreli olmayan akciğer kanserinden daha az görülür. Küçük hücreli akciğer kanseri genelde daha hızlı yayılma eğilimindedir.

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri: Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, benzer şekilde davranan çeşitli akciğer kanseri türlerinin hepsini kapsayan genel bir terimidir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri arasında skuamöz hücreli karsinom, adenokarsinom ve büyük hücreli karsinom bulunur.

Akciğer kanserinin nedenleri nelerdir?

Sigara içmek, hem sigara içenlerde hem de pasif içicilerde akciğer kanserinin en yaygın nedenidir. Ancak akciğer kanseri hiç sigara içmemiş insanlarda ve hiç pasif içici olmamış kişilerde de görülebilir. Bu durumlarda, akciğer kanserinin kesin nedeni belirlenemeyebilir.

Sigara akciğer hücrelerine zarar vererek akciğer kanserine neden olabilir. Kansere neden olan maddelerle (kanserojenler) dolu olan sigara dumanını soluduğunuzda, akciğer dokusunda hemen değişiklikler başlar. İlk başta vücudunuz bu hasarı onarabilir ancak zaman içerisinde hücreler anormal davranmaya başlar ve neticede kanser ortaya çıkabilir. Akciğer kanseri için risk faktörleri şunlardır:

– Sigara içmek.

– Pasif içici olarak sigara dumanına maruz kalmak.

– Radon gazına maruz kalmak. Radon, soluduğunuz havanın içinde bulunan ve uranyumun, toprak, kaya ve suda doğal olarak parçalanmasıyla üretilen bir gazdır. Evler de dahil olmak üzere herhangi bir binada radon seviyeleri normalin üstüne çıkabilir.

– Asbest ve diğer kanserojen maddelere maruz kalmak. İş yerinde asbest ve arsenik, krom ve nikel gibi kansere neden olabilen maddelere maruz kalmak, özellikle sigara içiyorsanız, akciğer kanserine yakalanma riskinizi artırabilir.

Akciğer kanserinin belirtileri nelerdir?

Akciğer kanserinin belirtileri, tümörün nerede olduğuna ve vücudun nerelerine yayıldığına bağlı olarak değişir. Akciğer kanseri erken dönemde her zaman belirti vermez veya bu belirtiler çok ayırt edici değildir ve dolayısıyla akla akciğer kanserini getirmeyebilir. Akciğer kanseri her zaman ağrı veya başka semptomlara neden olmayabilir ancak aşağıdaki belirtilerle ortaya çıkabilir:

Hiç semptom görülmemesi: Akciğer kanseri hastalarının % 25’inde kanser ilk olarak rutin bir göğüs röntgeninde veya BT taramasında, yalnızca küçük bir kitle olarak görülebilir. Bu hastalar genellikle kansere dair hiçbir belirti bildirmezler.

Kanserle ilgili belirtiler: Kanser büyüyerek akciğer dokularını ve çevresindeki dokuları istila edebilir. Bu durumda hastada aşağıdaki semptomlar görülebilir;

– Öksürük,

– Kanlı öksürük,

– Nefes darlığı,

– Hırıltılı solunum,

– Göğüs ağrısı,

– Kanser sinirlere yayıldıysa, omuz ağrısına veya ses tellerinin felç olmasına neden olabilir. Bu durumda ses kısıklığı ortaya çıkar.

– Akciğer kanseri özafagus yani boğaza yayıldıysa yutma güçlüğüne (disfaji) neden olabilir.

– Akciğerde büyük bir hava yolunun tıkanması sonucunda, akciğerin bir kısmı sönebilir ve tıkalı bölgede enfeksiyon (apse, pnömoni) gelişebilir.

Metastaz ile ilgili semptomlar: Kemiklere yayılan akciğer kanseri, kemik tutulumu olan bölgelerde ağrıya neden olabilir. Beyne yayılan kanser, bulanık görme, baş ağrısı, nöbet veya vücudun bazı kısımlarında zayıflık veya his kaybı ve inme gibi bir dizi nörolojik semptoma neden olabilir.

Paraneoplastik semptomlar: Tümör hücrelerinin hormon benzeri maddeleri üretmesinden ötürü birtakım semptomlar görülmesi mümkündür. Bu paraneoplastik sendromlar en sık küçük hücreli akciğer kanserinde ortaya çıkar ancak herhangi bir tümör tipinde de ortaya çıkabilir.

Küçük hücreli akciğer kanserinde en sık görülen paraneoplastik sendrom, kanser hücreleri tarafından adrenokortikotropik hormon (ACTH) adı verilen bir hormonun üretilmesidir. Bunun neticesinde adrenal bezinden kortizol üretimi artar ve Cushing Sendromu ortaya çıkar.

Küçük hücreli olmayan akciğer kanserinde en sık görülen paraneoplastik sendrom paratiroid hormonuna benzer bir maddenin üretilmesidir; bunun neticesinde kanda kalsiyum seviyeleri oldukça yükselir.

Spesifik olmayan semptomlar: Akciğer kanseri de dahil olmak üzere birçok kanserde görülen spesifik olmayan semptomlar arasında kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk bulunur. Depresyon ve ruh hali değişiklikleri gibi psikolojik belirtiler de sık görülür.

Akciğer kanseri nasıl teşhis edilir?

Akciğer kanserinin teşhis edilmesi için aşağıdaki prosedürlerden yararlanılır:

Tıbbi geçmiş ve fizik muayene: Hastanın tıbbi geçmişi akciğer kanseri ile ilişkili belirti veya bulguları ortaya çıkarabilir. Semptom ve risk faktörleri hakkında sorulan soruların yanı sıra, doktorlar solunum güçlüğü belirtileri, hava yolu tıkanıklığı veya akciğer enfeksiyonu gibi durumları ortaya çıkartılabilir.

Kandaki oksijenin yetersiz olması nedeniyle cilt ve mukus tabakaları mavimsi renk alabilir ki bu da akciğerde kronik bir hastalık nedeniyle akciğer fonksiyonlarının bozulmuş olduğunu gösterir. Ayrıca tırnak dokusundaki değişiklikler de kronik akciğer hastalığını gösterebilir.

Göğüs röntgeni: Akciğer kanserinin belirtileri ortaya çıktığında ilk başvurulan tetkik genellikle göğüs röntgenidir. Göğüs röntgeni genellikle göğsün arkasını, ön tarafını ve yandan görünüşünü içerir. Göğüs röntgeninde, hasta kısa bir süre X-ışınlarına maruz bırakılır.

Göğüs röntgenlerinde akciğerlerde şüpheli alanlar ortaya çıkabilir ancak röntgen tek başına bu alanların kanserli olup olmadığını belirleyemez. Uzmanlar akciğerdeki kalsifiye nodülleri veya göğüs röntgenindeki hamartom adı verilen iyi huylu tümörleri ve akciğer kanserini ayırt edebilir.

BT (bilgisayarlı tomografi) taraması: Hem metastatik tümörleri hem de akciğer tümörlerini incelemek için göğüs, karın veya beyin tomografisi çekilebilir. BT taramaları, vücudun enine kesitten oluşan görüntülerini alacak şekilde birçok görüntüyü bir bilgisayar yardımıyla birleştiren X-ışını prosedürleridir. Büyük bir X-ışını makinesi, vücudu farklı açılardan görüntüler.

BT taramalarının bir avantajı da, akciğer nodüllerinin saptanmasında standart göğüs röntgenlerinden daha duyarlı olmalarıdır. Böylece daha fazla nodülün saptanması mümkün olur. Uzmanlar bazen organları ve pozisyonlarını daha kolay anlayabilmek için taramadan önce intravenöz (damar yoluyla) kontrast madde verirler.

Bu maddenin yan etkisi olarak kaşıntı, döküntü veya kurdeşen ortaya çıkabilir fakat bu yan etkiler hızlı bir şekilde düzelir. Kontrast maddeye karşı (yaşamı tehdit eden, solunum güçlüğü olan alerjik reaksiyonlar gibi) şiddetli anafilaktik reaksiyon oluşması da mümkündür. Karın BT taramalarında metastatik tümörler de belirlenebilir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): MRG ile tümörün yeri hakkında kesin bilgi edinilir. MRG çekilmesi için manyetizma, radyo dalgaları ve bir bilgisayar kullanır. BT taramasında olduğu gibi, hasta MRG tarayıcısına yerleştirilen hareketli bir yatağa alınır. MRG taramasının bilinen bir yan etkisi yoktur ve kişi radyasyona maruz bırakılmaz.

MRG tekniğinde çözünürlük iyidir ve oldukça ayrıntılı bir şekilde vücuttaki küçük yapı değişiklikleri bile tespit edilebilir. Kalp pili, metal implant, yapay kalp kapakçığı gibi implantları olan kişiler, mıknatısın bu yapıların metal parçalarını hareket ettirme ihtimali nedeniyle MRG ile taranamaz.

Pozitron emisyon tomografisi (PET) taraması: Kısa ömürlü radyoaktif ilaçlar kullanılarak vücudunuzdaki tümöral yapıların tespit edilmesini sağlayan özel bir görüntüleme tekniğidir.

BT taramaları ve MRG taramaları anatomik yapılara bakarken, PET taramaları metabolik aktiviteyi ve dokuların işlevini ölçer. PET taramaları, vücudunuzda aktif bir tümör dokusunun olup olmadığını belirleyebilir ve belirli bir tümör içindeki hücrelerin tipini belirlemeye yardımcı olabilir.

Akciğer kanseri nasıl tedavi edilir?

Akciğer kanserinin tedavisi kanserinizin türüne ve hangi aşamada olduğuna, büyüklüğüne ve genel sağlık durumunuza bağlı olarak değişecektir. En çok kullanılan tedavi seçenekleri arasında cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve immünoterapi bulunur. Kanserinizin türüne ve aşamasına bağlı olarak, bu tedavilerin bir kombinasyonu uygulanabilir.

Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri iseniz ve kanser sadece bir akciğeriniz ile sınırlıysa, tümör ameliyatla alınabilir ve vücudunuzda kanser kalmış olması ihtimaline karşı ameliyattan sonra kemoterapi alabilirsiniz. Eğer kanser çok yayılım gösterdiyse ve ameliyat ve radyoterapinin yeterli olmayacağı öngörülüyorsa, kemoterapi ve immünoterapi alabilirsiniz.

Küçük hücreli akciğer kanseri ise genellikle kemoterapi veya kemoterapi ve radyoterapi kombinasyonu ile tedavi edilir. Bu şekilde hastanın ömrü uzatılabilir ve semptomlar hafifletilebilir. Küçük hücreli akciğer kanserinde genellikle ameliyata başvurulmaz. Bunun nedeni, küçük hücreli akciğer kanserinin teşhis edildiğinde genelde zaten vücudun diğer bölgelerine yayılmış olmasıdır.

Bununla birlikte, kanser çok erken aşamada tespit edilirse ameliyata başvurulabilir. Bu durumlarda, kanserin ameliyattan sonra tekrar etme riskini azaltmak için kemoterapi veya radyoterapi verilebilir.

Soru & Cevap

1. Akciğerde bulunan nodüller kanser midir?

Röntgenlerde kitle veya leke olarak görünen nodüllerin çoğu kanser değildir. Ancak doğru teşhisi yapacak olan doktorunuzdur.

2. Sigara içmeyenler akciğer kanserine yakalanabilir mi?

Evet. Sigara içmeyenler de risk altındadır. Sigara en büyük risk faktörü olsa da hiç sigara içmemiş veya pasif içici olmamış kişilerde de akciğer kanseri görülmüştür. Akciğer kanserlerinin yaklaşık % 10’u hiç sigara içmemiş kişilerdir.

3. Beslenme akciğer kanseri riskini azaltır mı?

Sağlıklı beslenmenin vücudunuz için birçok yararı vardır ve genel olarak sizi hastalıklara karşı koruyabilir. Fakat, sigara içenlere verilen vitamin takviyelerinin böyle bir etkisi olmadığı görülmüştür. Ayrıca A vitamini öncüsü olan beta karotenin, sigara içenlerde akciğer kanserine yakalanma riskini arttırdığı görülmüştür.

Kaynakça

Cancer of the lung: Abeloff’s Clinical Oncology / Lung cancer prevention / How is lung cancer diagnosed and treated? / Akciğer Kanseri / Lung Cancer / Lung Cancer Treatment

YORUM YAP

Lütfen bir yorum yaz
Lütfen isminizi girin