Ana Sayfa Psikoloji Bozukluklar Anksiyete: Endişe Hastalığı

Anksiyete: Endişe Hastalığı

Nedir?

Anksiyete, kişide, tehdit, alarm, korku, endişe ve panik durumlarını harekete geçiren bir dizi yaşamsal arkaplan ve nöropsikolojik tetiklenmenin sonucu olan bir kaygı bozukluğudur. Bu korkular çeşitli olabilirler; Yargılanma korkusu ve sosyal fobi, bir sınava ya da mülakata girmeden önceki kaygı, gelecek kaygısı, ameliyat korkusu (preoperatif anksiyete), bilinç bulanıklığı, ölüm kaygısı, eşinden ya da sevgilinden ayrılma korkusu, delirme korkusu, başarısızlık korkusu gibi…

Bu korkular sağlıklı sağlıksız herkesin hayatında bir dönemde çıkıyor olabilirler, ama diğer psikolojik bozuklukları doğal durumlardan ayıran ölçütler gibi, anksiyetik kişi bu türden korkuları başka kişilerin aksine yoğun, sürekli -6 ay kadar-, olur olmadık anlarda ve genelde dönemsel olmayarak yaşamaktadırlar.

Anksiyete en sık görülen psikiyatrik bozukluk olarak bilinir. Belki de bunun nedeni, endişe halinin tüm insanlarda ve temel bir unsur olarak bulunmasıdır. Abraham Lincoln’ün bile bir tür depresif anksiyeteden muzdarip olduğuna dair kanıtlar vardır. Bazı ahbapları onu bir deli sanmış, askere alınırken endişeli hali dikkat çekmiş, savaş deneyimlerinin üstüne on iki çocuğundan on tanesinin ölmesi eklenince bazı ruhsal sıkıntılar yaşamıştır [1].  

Anksiyeteden muzdarip kişinin öz-farkındalığı ve çevresine olan duyarlılığı fazla gelişmiştir. Bu yüzden zihinlerinin henüz yeni gelişim evresinde oldukları için anksiyete belirtilerinin çocuklarda yoğun olmadığı düşünülür. Yine de çocuklarda erken dönem bir tür anksiyeteye rastlanabilir.

Anksiyetik atak esnasında beyinde serebral kan akışının yavaşladığına dair gözlemler mevcuttur. Böylece bozukluğun beynin bir çok bölgesini az ya da çok etkilediği neredeyse kesindir. Elias Canetti ‘’Hayvanların düşgücümüzün kaynağı ve zenginliği’’ olduğunu söylemiştir, buna dayanarak ben de anlatımımı örneklendirebilirim; Anksiyete, panik atak gibi atakları betimlemek adına birinden şöyle duyduğumu anımsıyorum; ‘’Özgürlüğüne düşkün bir aslan olduğunuzu ama ailenizden ayrılıp kafese kapatıldığınızı tahayyül edin…’’ bu kişi bu kısa kurguyu, anksiyete ve panik ataktaki sıkışma, bunalma, tehdit algısı, yüksek endişe gibi belirtileri ve durumları anlatmak için kurgulamıştır.

Anksiyete ve panik atak nasıl ayrılır peki? Bunun ince bir çizgisi olduğunu düşünerek yine bir örnek vereceğim; Panik atakta, köşeye kıstırılmış bir kedisinizdir, tüyleriniz dikenleşmiş, panik içinde bocalarsınız. Anksiyetede ise sadece köşeye kıstırılacağınıza dair bir hissiniz vardır ve bu süreklidir, genelde bir atak değildir. Yani panik atakta daha çok fizyolojik ve aşırı tepkiler verirken, anksiyetede daha az aşırı ve daha zihinsel bir hali ‘devamlı olarak’ yaşarsınız.

Anksiyetik kişilerle bir empati kurmak amacıyla şöyle bir benzerlik kuralım, bir düşünün; Cape Town gibi yüksek bir binayı diğer yüksek bir binaya bağlayan ipin üzerindesiniz ve bu yüzden yükseklik korkunuz tavan yapmış durumda. Ama işin tuhaf tarafı, Cape Town’ın tepesinde olmamanıza, hatta oraya çıkmamanıza, hatta binaya bakmamanıza rağmen bu korkunuz sürüyor.

Yani bir sorun olmayan durumlar üzerine sorunlar kurguluyor, endişe yaşıyor, durduk yere ve nedensizce gerginlik yaşıyor ve kaygı atakları geçiriyorsunuz.

Örnek vermek gerekir ise, Winnie The Pooh çizgi filmindeki Piglet karakterinin anksiyetik özellikler sergilediği kolaylıkla görülebilir. Piglet oldukça korkan, korkusunu çevresinden onay alarak ve kendisine oto-telkin yaparak yatıştıran, kekeleyen, gözü sürekli etrafında olan heyecanlı bir karakterdir.

Bu oldukça derinlerde gibi görünen bozukluğun bilinen nedenleri nelerdir peki?

Nedenler

Organik olmayan anksiyete, uyuşturucu bağımlılığı, geçmiş travmalar, kötü bir yaşantı ve bir takım ilaçlardan kaynaklanabilir. Bunların yanısıra nörofizyolojik açıdan serotonin eksikliğinin yol açabileceği düşünülmektedir. Ayrıca genetik ve kalıtsal unsurlar bozukluğun meydana gelişinde az çok rol oynayabilir.

Belirtiler

  • Endişeler ve kuruntular (paranoya)
  • Terleme
  • El titremesi
  • Nefes almada artış
  • Ağız kuruluğu
  • Kalp atış hızında zamansız artışlar
  • Baş dönmesi (vertigo)
  • Engellenmesi zor huzursuzluk/gerginlik hali
  • Bazen sinirlilik, bazı durumlarda bilinç bulanıklığı
  • Unutkanlık ve dalgınlık
  • Karamsarlık ve mutsuzluk
  • Fazla heyecan
  • Sıcak basması ve ateş
  • Göğüs tarafında baskı hissi
  • Bıkkınlık ya da halsizlik ve tükenmişlik
  • Uykusuzluk, kaslarda gerginlik
  • Üşüme, kızarma, karıncalanma
  • Mide bulantısı
  • Sık idrara çıkma
  • Ellerin soğuk terlemesi
  • Durduğu yerde sallanmak ya da huzursuz hareketler
  • Cinsel sorunlar ve orgazm anormallikleri
  • Yoğun yalnız kalma isteği
  • Baş ağrısı
  • Huzursuz bacak sendromu
  • İshal

Tanı

Kan testlerini inceleyerek D vitamini ve B12 eksikliği olup olmadığını, tiroid bezinin dengesiz çalışıp çalışmadığını anlamak önemlidir. Bunun dışında hastanın genel gözlemi, hastalık öyküsünün bilinmesi önemlidir denebilir.

Tedavi

Tedavi sıklıkla antidepresanlar ve benzodiazepinlerle gerçekleştirilir.

Nefes egzersizleri ve spor, kişinin ataklarını yavaşlatmada ve kişiyi rahatlatmada yararlı olabilir. New York’ta çalışan bir psikiyatrist olan Dr. Ellen Vora anksiyetle başa çıkmak için altı yol önermiştir;

  • Kan şekeri dengesini koruyun.
  • Kafeini azaltın.
  • Dengeli ve yeterli uyuyun.
  • Bağırsak floranızı koruyun.
  • Spor yapın.
  • Magnezyum takviyesi alın [2].

Uyarı: Lütfen çocuklarınızın sınav ümidini bir kabusa dönüştürmeyin, onları zorlamayın, anksiyeteden muzdarip olduğu kesinleşmiş kişileri endişeye sürüklemeyin. Unutmayın sizler için devede kulak konular onlar için zorlu bir uçurum olabilir. Anksiyetesiz günler dileğiyle…

Kaynakça

[1] 2017 The Experience of Generalized Anxiety Disorder through the Lens of Abraham Lincoln: The Effects of Mental Health Stigma, Daryl Claude Medina

[2] www.ellenvora.com 6 Tips For Managing Anxiety Naturally, Dr. Ellen Vora

POPÜLER YAZILAR

YORUM YAP

Lütfen bir yorum yaz
Lütfen isminizi girin

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

bebek uyutma

Basit Bebek Uyutma Yolları: 4 Adımda Bebeğinizi Uyutun

0
Yetişkinlere iş eğitimi, çocuklara tuvalet eğitim nasıl veriliyorsa, bebeklere de uyku eğitimi verilmelidir. Uyku en temel ihtiyacımızdır ve bir bebeğin düzensiz ya da kötü...