Böğürtlen: Faydaları, Zararları ve Etkileşimleri

Bilimsel araştırmalara dayanarak hazırlanmıştır

0
137
böğürtlen faydaları zararları ve etkileşimleri
Böğürtlen C vitamini ve lif deposudur. Ayrıca antioksidan bir özelliği mevcuttur. Antioksidan bir meyvedir.

Genel bilgiler

Yaban üzümü ve diken çileği gibi isimlerle de anılan böğürtlen, gülgiller (Rosaceae) familyasındandır ve Rubus cinsini oluşturur. Böğürtleni çalılıklarda, bahçe  ve yol kenarlarında görmek mümkündür.

Böğürtlen uzun boylu, çok senelik, dikenli bir bitkidir. Haziran ile eylül ayları arasında, beyazımsı veya pembemsi çiçekler açar.

Birçok meyvenin bir araya gelmesiyle yuvarlak bir birleşik meyve şeklindedir. Rengi önce yeşil olur sonra kırmızıya döner ve en son olarak olgunluk rengi olan morumsu veya siyahımsı bir renk alır.

Böğürtlen meyvesinin en çok ve kaliteli olduğu dönem haziran ve ağustos ayları arasıdır. Eğer taze böğürtlen tüketmek istiyorsanız bu aylarda satılan böğürtlenlerin tam mevsiminde olduğundan emin olabilirsiniz. Ayrıca rengi koyulaşmamış ve hala kırmızımsı görünen böğürtlenlerin de yeterince olgunlaşmadığını unutmayın.

Böğürtlen nasıl kullanılır?

En çok taze meyve olarak tüketilen böğürtlen, şuruplara, sakız ve şekerlere lezzet katmak amacıyla ilave edilir. Böğürtlenli pastalar ve turtalar da bu meyvenin en çok yakıştığı tatlılardır.

Yaprak, kök ve meyveleri ilaç yapımında kullanılır.

Böğürtlenin taze tüketilmesi tavsiye edilir. Satın aldıktan sonra birkaç gün içerisinde tüketmezseniz bozulmaya başlar ve tadı ve kokusu değişir. Eğer birkaç gün içerisinde tüketemeyecekseniz derin dondurucuda saklamanız daha doğru olacaktır ancak derin dondurucudan çıkardıktan sonra tadının taze haliyle aynı olmayacağını da göz önünde tutmalısınız.

Böğürtlen faydaları

Geleneksel olarak kullanımı:

Geleneksel olarak ishal, ödem, diyabet, gut gibi romatolojik rahatsızlıkar, iltihap ve kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklara karşı kullanılmıştır.

Böğürtlen meyvesinin bilimsel araştırmalara dayanan faydaları:

Vitaminler ve mineraller

C vitamini kaynağı olan böğürtlen antioksidanlar açısından oldukça zengindir. Bunun dışında daha az miktarda A ve K vitaminleri ile demir, kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller içerir.

Bir kase böğürtlen yediğiniz takdirde günlük C vitamini ihtiyacınızın yaklaşık olarak yarısını karşılayabilirsiniz. C vitamini hem bağışıklık sisteminin çalışması için gerekli olan vitaminlerden biridir hem de kolajen dokunun oluşturulmasına ve yara iyileşmesine katkıda bulunur. Bu nedenle C vitamininden zengin beslenmeniz vücut fonksiyonlarınızın doğru işlemesi açısından son derece önemlidir.

Benzer yazılar: C Vitamini: Faydaları, Zararları ve Etkileşimleri

Lif

Böğürtlen yoğun miktarda lif içerir. Günümüzde, batı tipi beslenmenin yaygın olmasından ötürü birçok kişi liften fakir beslenir. Siz de bu kişilerden biri iseniz düzenli olarak böğürtlen tüketerek diyetinizdeki lif miktarını arttırabilirsiniz.

Böğürtlenin içerisinde bulunan lifin bir kısmı suda çözünebilen bir kısmı ise suda çözünmeyen yapıdadır. Suda çözünmeyenler kabızlığı önlerken, suda çözünenler sindirimi kolaylaştırır ve şekerin kana karışmasını yavaşlatır (böylece kan şekerinin hızlı yükselmesini önler).

Kanser

Yoğun antioksidan içeriği nedeniyle  antikanseröjen özellikler gösterir. Yani bazı kanserlere karşı koruyucu etki gösterebilecek kimyasallar içerir.

Bu meyvenin içerisindeki antosiyanin isimli antioksidan maddelerin mide kanseri, kolon kanseri ve akciğer kanserinde kanser hücrelerinin gelişmesini önleyici etkisi vardır.

Ancak bu durum bu maddenin kanser ortaya çıktıktan sonra onu iyileştireceği anlamına gelmez. Kanser olduktan sonra böğürtlen tüketerek mucizevi bir şekilde iyileşmeyi beklemeniz makul değildir. Ayrıca böğürtlen kendi başına kanser ilaçlarının yerini alamaz.

Kalp sağlığı

Böğürtlen kalp hastalıklarını önlemek için de kullanılabilir. Bunun nedeni içerisindeki antosiyanin olarak isimlendirilen antioksidan maddelerin kötü kolesterol de denilen LDL kolesterolü düşürebilmesidir.

Kolesterol kanda yüksek miktarda olduğunda damarlarda plak oluşumuna yol açarak damar sertleşmesine neden olabileceği için, kolesterolü düşüren sebzelerin ve genel olarak yiyeceklerin kalp hastalıklarına karşı koruyucu olabileceği düşünülür.

Antosiyaninlerin ve flavonoidlerin kalp hastalıkları dahil olmak üzere birçok hastalığın önlenmesinde kullanılabileceğine dair araştırmalar devam etmektedir. Antioksidan özellikleri olan antosiyanin esasen meyvelerin ve sebzelerin mor ve kırmızı renginden sorumlu olan pigmenttir.

Alzheimer hastalığı

Böğürtlenin içerisinde bulunan antosiyanin maddesinin Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklarda da etkili olabileceğini gösteren bazı araştırmalar vardır.

Bu durumun antosiyaninin beyinde biriken beta-amiloid isimli maddeyi etkisiz hale getirmesi ile ilgili olabileceği düşünülmektedir. Beta amiloidler beyin hücrelerine zarar vererek Alzheimer hastalığının ortaya çıkmasına neden olan faktörlerden biridir.

Nutritional Neuroscience‘da 2016 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre % 1 oranında antosiyanin özü verilen sıçanların beyinlerinde beta-amiloid yapısında değişme görülmüştür. Antosiyanin ile beslenen sıçanlarda çözünmez beta-amiloid plakları görülmüştür. Çözünmez plaklar, çözünür plaklara göre daha az zararlıdır. Bu nedenle bu yapısal değişiklik Alzheimer hastalığına karşı koruyucu olabilir.

Diğer

  • İçerisindeki flavonoidler sayesinde antibakteriyel ve antienflamatuvar özellikleri olabilir.
  • Böğürtlen enflamasyonla savaşacağı için vücut ağrıları için faydalı olabilir.
  • İçerisindeki K vitamini sayesinde hem kan pıhtılaşmasına katkıda bulunur hem de kemik sağlığı için faydalıdır. K vitamini kemik metabolizmasında görev aldığı için kemik erimesini önleyebileceği belirtilir.

Benzer yazılar: Hamileyken Yenmesi Gereken Yiyecekler

Böğürtlen zararları ve yan etkileri

Böğürtlenin, aşırıya kaçılmadıkça, bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Ancak yediğiniz zaman dişlerinizin morumsu bir renk almasına neden olabilir.

Bu etkiyi ortadan kaldırmak için böğürtlen yedikten sonra ağzınızı çalkalayın veya dişinizi fırçalayın. Böylece dişlerinizde leke kalmasını engelleyebilirsiniz.

Böğürtlenin içerisinde bulunan salisilatlar, aspirine benzer maddelerdir. Bu nedenle aspirine alerjisi olan kişilerin böğürtlen alerjisi olma ihtimali de vardır. Eğer aspirine alerjiniz varsa ve böğürtlen yedikten sonra kaşıntı, döküntü, burun akıntısı ve gözlerde sulanma gibi belirtiler ortaya çıkarsa böğürtlene de alerjiniz olabilir.

Buna ek olarak nadiren de olsa anaflaksi denilen ciddi bir alerjik reaksiyon da ortaya çıkabilir. Anaflakside kusma, yüzde veya dilde şişme, baş dönmesi, kalp atış hızında değişme gibi belirtiler görülebilir. Bu duruma acilen müdahale edilmediği takdirde koma ve ölüme kadar gidecek çok ciddi bir tablo oluşur. Anaflaksi belirtileri gösterirseniz derhal 112’yi arayın veya acile gidin.

Böğürtlen etkileşimleri

Böğürtlenin bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış, bilinen bir etkileşimi yoktur. Ancak bu hiçbir zaman hiçbir ilaçla etkileşime girmeyeceği anlamına gelmez.

Kaynakça

Tree Nuts: Compositions, Phytochemicals / Traditional Plant Treatments for Diabetes. Studies in Normal and Streptozotocin Diabetic Mice / Anthocyanin content, antioxidant, anti-inflammatory and anticancer properties of blackberry and raspberry fruits / Anthocyanin suppresses the toxicity of Aβ deposits through diversion of molecular forms in in vitro and in vivo models of Alzheimer’s disease / Vitamin K and Bone Health: A Review on the Effects of Vitamin K Deficiency and Supplementation and the Effect of Non-Vitamin K Antagonist Oral Anticoagulants on Different Bone Parameters

YORUM YAP

Lütfen bir yorum yaz
Lütfen isminizi girin