Ana Sayfa ÜST KATEGORİ ALT KATEGORİ D Vitamini ve Bağışıklık Sistemi: D Vitamini Bağışıklık Sistemini Güçlendirebilir Mi?

BENZER YAZILAR

Keçiboynuzu: Faydaları, Zararları ve Etkileşimleri

Genel bilgiler Keçiboynuzu, baklagiller familyasından çiçekli ve yaprak dökmeyen ağaç veya çalıdır. Yenilebilir baklaları vardır ve bahçelerde süs...

Hurma: Faydaları, Zararları ve Etkileşimleri

Genel bilgiler Hurma, hurma ağacının meyvesidir. Bu ağaç yaklaşık 18-24 m boyundadır. Hurma ağacının bazı yaprakları yere sarkıkken...

Ökse Otu: Faydaları, Zararları ve Etkileşimleri

Genel bilgiler Ökse otu, ökseotugiller familyasından gelen yarı parazitik bir bitkidir. Parazitik olmasının nedeni ağaçların üzerinde yaşamasıdır. Bu...

Papatya Çayı Hamilelikte İçilebilir Mi? Hamileyken Papatya Çayı İçmek Zararlı Mıdır?

Hamile kalmadan önce yeyip içtiklerinize dikkat ediyordunuz belki. Fakat vücudunuzda sizin kanınızdan canınızdan bir insan taşıdığınızı öğrendikten sonra ağzınıza koyduğunuz her besinin,...

D Vitamini ve Bağışıklık Sistemi: D Vitamini Bağışıklık Sistemini Güçlendirebilir Mi?

D vitamini eksikliğinin bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği ve D vitamini ve bağışıklık sistemi arasındaki önemli bir ilişki olduğu iddia edilir. Bu nedenle D vitamini eksikliği enfeksiyona yatkınlık ve otoimmün bozukluklar ile ilişkili bulunur. Biz bu makalemizde, bilimsel araştırmaların eşliğinde, D vitamini ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışacağız ve ‘’D vitamini bağışıklık sistemini güçlendirebilir mi’’ sorusuna cevap vermeye çalışacağız.

D vitamini nedir?

D Vitamini, doğal olarak gıdalarda çok fazla bulunmayan ve yağda çözünen bir vitamindir. Bu vitamin daha ziyade güneş ışınları vasıtasıyla elde edilir ve vücutta üretilir. Güneşten gelen ultraviyole ışınlar, cilde değdiğinde, deri altında bulunan kolesterolden D vitamini sentezi tetiklenir ve bu şekilde D vitamini üretilir.

D vitamininin bildiğimiz kadarıyla temel görevleri kalsiyumun emilmesini kolaylaştırmak ve kemik sağlığına katkıda bulunmaktır. Bu vitamin vücudumuza giren kalsiyumun ince bağırsaklarda emilmesine yardımcı olur ve osteoklast farklılaşmasını ve kalsiyumun yeniden emilimini uyararak kemik sağlığına büyük bir katkıda bulunur. D vitamininin vücudumuzdaki diğer görevleri ve katkıda bulunduğu işlemler ise şunlardır:

  • Hücre gelişimi ve büyümesi
  • Enflamasyonun azaltılması
  • Hücre çoğalmasını ve apoptozu düzenleyen genler ile ilgili düzenlemeler
  • Bağışıklık fonksiyonlarının düzenlenmesi

Bağışıklık sistemi nedir?

Bağışıklık sistemi vücudumuzu yabancı maddelerden ve yabancı organizmalardan korumak ve kanser dahil olmak üzere hastalıkları önlemek üzere işleyen bir sistemdir. Birçok organ ve dokudan oluşan ve vücudumuzun geneline yayılmış olan bu sistemin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için uygun şartların sağlanması gerekir. Birtakım vitaminler ve mineraller bu sistemdeki biyokimyasal reaksiyonların yerine getirilebilmesi için gereklidir. Bunlarda eksiklik olduğu takdirde bağışıklık sisteminin işleyişinde sorunlar ortaya çıkabilir.

Benzer yazılar: 

D vitamini ve bağışıklık sistemi

D vitamini, enfeksiyonların tedavi edilmesinde etkili olan antibiyotiklerden önce tüberküloz gibi enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılmıştır. Bu hastalar, sanatoryumda tedavi edilmiş ve burada bol güneş ışığına maruz kalmaları sağlanmıştır. Buna ek olarak D vitamini içeriği yüksek olan morina karaciğeri yağı, tüberküloz tedavisinde kullanılmıştır.

Sorumuz şudur: peki günümüzde yürütülen bilimsel araştırmalar D vitamininin enfeksiyon tedavisindeki etkinliği ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri ile ilgili olarak bu kullanımları destekliyor mu?

D vitamini ve bağışıklık sistemi ile ilgili bilimsel araştırmalar

Esasen literatürde D vitamini seviyelerinin düşmesi ile beraber enfeksiyon riskinin arttığını gösteren birçok araştırma vardır. Örneğin 1988 ile 1994 yılları arasında yaklaşık 19.000 denek üzerinde D vitamini ve enfeksiyon ilişkisi araştırılmıştır. D vitamini seviyeleri (<30 ng / ml) düşük olan bireylerin, D vitamini seviyeleri normal seviyelerde olan kişilere göre üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanma olasılıklarının daha yüksek olduğu kaydedilmiştir.

Finlandiya’da 800 askerin incelendiği bir araştırmada ise, D vitamini seviyeleri daha düşük olan askerler, üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle daha çok izin almak ve işten uzak kalmak zorunda kalmışlardır. Bunlara ek olarak D vitamini seviyeleri ve enfeksiyon arasındaki ilişkiyi inceleyen başka araştırmalarda da bakteriyel vajinöz ve HIV enfeksiyonunun D vitamini seviyeleri düşük olanlarda daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir.

Ayrıca, D vitamini takviyelerinin kullanılması ve bağışıklık sistemi fonksiyonları ile ilgili birçok araştırma da yürütülmüştür:

  • 15 hafta boyunca sadece 4 sağlıklı bireye 5000-10.000 IU / gün dozunda D vitamini takviyeleri verilmiştir. Araştırma neticesinde bağışıklık sisteminde görev alan IL-10 üretiminde artış gözlenmiştir.
  • Plasebo kontollü bir araştırmada, 60 sağlıklı bireye 140.000 IU / ay dozunda D vitamini takviyeleri verilmiştir. 12 hafta süren araştırma neticesinde bağışıklık sisteminde görev alan T hücrelerinin sayısının önemli ölçüde arttığı görülmüştür.
  • 40 MS hastası üzerinde yürütülen randomize kontrollü bir çalışmada, 6 ay boyunca sadece 800 IU / gün D vitamini takviyesi alanlara göre, 10.400 IU / gün D vitamini takviyesi alan hastalarda IL-17 üretiminde azalma görülmüştür. IL-17 vücutta enflamasyon oluşmasına katkıda bulunan bir proteindir.

D vitamini ve otoimmün hastalıklar

D vitamini ve otoimmün hastalıklar arasında ilişki üzerine birçok araştırma yapılmıştır ve bu konuda birbirine karşıt görüşler olduğunu söyleyebiliriz.

Esasen, araştırmalar D vitamininin hücreler üzerinde immünomodülatör, anti-enflamatuvar ve anti-fibrotik özellikler gösterdiğini desteklemektedir. Ayrıca birçok araştırma D vitamini seviyelerinin düşük olması ve multipl skleroz (MS), romatoid artrit (iltihaplı eklem romatizması) ve tip 1 diyabet gelişme riski arasında ilişki olduğunu öne sürmektedir.

Başka bir araştırmada ise farklılaşmamış bağ dokusu rahatsızlığı olan 161 hasta, 2 yıl kadar takip edilmiştir. Bu hastaların 126’sında rahatsızlık sabit kalmış ve ilerlememiştir. Ancak 35’inde rahatsızlık daha ciddi hastalıklar olan romatoid artrit, lupus ve Sjögren hastalığına ilerlemiştir. Bu hastalar arasında baştan beridir klinik olarak farklı olan tek şey D vitamini seviyeleridir. Rahatsızlığı ilerleyen hastalarda D vitamini seviyesi ciddi anlamda daha düşüktü.

Bununla beraber, Autoimmunity Research Foundation’da yayımlanan bir araştırmada, otoimmün hastalıkları olan kişilerde D vitamini seviyelerinin düşük olmasının hastalığın ortaya çıkmasının nedeni değil fakat mevcut hastalığın bir sonucu olduğu iddia edilmektedir.

Araştırmada, bu hastalara D vitamini takviyeleri vermenin olumlu etki göstermektense olumsuz etki göstereceği de belirtilir. Bunun nedeni ise, otoimmün hastalıkların patojen bakterilerden kaynaklandığı savıdır. Araştırmaya göre, D vitamini takviyeleri kısa vadede bu bakterilerin neden olduğu enflamasyonu azaltmaktadır fakat uzun vadede bu bakterilerin yayılmasını kolaylaştırmaktadır.

Sonsöz

Bilimsel araştırmalar çoğunlukla D vitamini seviyeleri ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarının düzgün çalışması arasında doğru orantılı bir ilişki kurmaktadır. Bununla beraber çeşitli hastalıklarda D vitamini takviyeleri yapmanın nasıl sonuçlar doğuracağına dair kesin bir şey söylemek henüz mümkün görünmüyor.

Her halükarda D vitamini vücut fonksiyonlarında önemli görevleri olan bir hormondur ve D vitamini seviyelerinizi düzenli olarak kontrol ettirmeniz ve ciddi bir eksiklik durumunda doğru tedaviyi almanız önemlidir. Ancak bu vitaminin de aşırı miktarda kullanılması zararlı olabilir ve kronik hastalıklar söz konusu olduğunda D vitamini takviyelerinin faydalı olup olmayacağı hususunda mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Kaynakça

Vitamin D / The Engagement Between Vitamin D and the Immune System: Is Consolidation by a Marriage to Be Expected? / Emerging role of vitamin D in autoimmune diseases: An update on evidence and therapeutic implications / Low Levels Of Vitamin D In Patients With Autoimmune Disease May Be Result, Not Cause, Of The Disease

Reklam

YORUM YAP

Lütfen bir yorum yaz
Lütfen isminizi girin

SON EKLENENLER

Avokado Saç Maskesi Nasıl Yapılır? Avokado ile Yapabileceğiniz 5 Farklı Saç Maskesi!

Son zamanların popüler diyet meyvesi avokadonun cilt ve saç için de son derece faydalı olduğunu biliyor muydunuz? Avokado saç bakımı için kullanabileceğiniz en etkili...

Badem Yağı ve Cilt Bakımı: Badem Yağı Yüze Sürülür Mü?

Badem yağı çoğunlukla saç bakımı ile kaş ve kirpik gürleştirme gibi amaçlarla kullanılır. Ancak iyi bir nemlendirici olan badem yağının kullanımı bunlarla sınırlı değildir....

Kuru ve Yıpranmış Saçlar İçin 6 Mucizevi Yağ

Kuru ve yıpranmış saçlar birçok kadının karşılaştığı kozmetik problemlerden biridir. Özellikle sık sık fön makinesinin kullanılması, boyama işlemleri ve klorlu su saçın yıpranmasına ve...

Saçları Klordan Korumak İçin En Etkili 5 Yol

Yazın bunaltıcı havalarında havuza girmeden edemeyenlerdenseniz klorun saçı nasıl yıprattığını bilirsiniz. Klor hem boyalı saçların renginin akmasına neden olur hem de saçın kendi yapısına...

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Migrene iyi gelen bitkiler: 6 mucizevi bitki!!

Migren toplumda en sık görülen rahatsızlıklardan biridir. Sokağa çıkıp rastgele insanlara sorsanız, belki de 5 kişiden birinde migren şikayetleri olduğunu görebilirsiniz. Başın...

Hafif Sebze Yemekleri: Sebzeli Pilav

Hafif sebze yemekleri serisinden klasik bir lezzet: sebzeli pilav. Yapımı kolay, lezzeti ise efsane bu tarifi hem tek başına ana öğün gibi...

Kolay Bir Atıştırmalık: Mozzarellalı Domates Tava

Mozzarellalı domates tava harika bir atıştırmalık. Yapımı son derece basit ancak bir o kadar da lezzetli. Hafif, kolay ve lezzetli ara öğün...

Birinci Sınıf Bir Lezzet: Domatesli Brokolili Makarna

Makarna yemekleri basit ve sıradan bulunur. Oysa ki çeşitli sebzeler ve çeşnilerle bir kombinasyon oluşturulduğunda makarnadan birinci sınıf ve son derece özel...

Hafif Sebze Yemekleri: Fırında Kaşarlı Karnabahar

Karnabahar doğru pişirildiği takdirde oldukça lezzetli bir sebzedir. Bununla beraber klasik karnabahar yemeği size yavan gelebilir ve değişik lezzetler katarak karnabaharı mutfağınıza...