Ana Sayfa Tamamlayıcı Tıp Folik Asit (Folat): Faydaları, Zararları ve Yan Etkileri, İlaç Etkileşimleri

Folik Asit (Folat): Faydaları, Zararları ve Yan Etkileri, İlaç Etkileşimleri

Folat veya folik asit nedir?

Öncelikle folik asit folat olarak adlandırılan ve yiyeceklerde doğal olarak bulunan bir vitaminin sentetik versiyonudur. Folik asit takviyeleri şeklinde satışa sunulduğu için genel olarak bu şekilde bilinir. Folat bir B vitamini türüdür ve özellikle doğumsal kusurların ve anomalilerin yaşanmaması için hamilelik döneminde kadınların eksikliğini duymaması gerekir. Bir kadın hamileliğin ilk dönemlerinde ve öncesinde yeterli miktarda folik asit tüketirse birçok doğum kusuru önlenebilir. Genellikle günde 400 mg folik asit takviyesi tüketilmesi tavsiye edilir.

Benzer yazılar: BİOTİN (B7 VİTAMİNİ): FAYDALARI, ZARARLARI, YAN ETKİLERİ, İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ

Günde ne kadar folat almalıyız?

Günlük alınması gereken folat miktarı yaşa ve bazı özel koşullara göre değişir.

  • 0 ila 6 ay: günde 65 mcg
  • 7-12 ay: günde 80 mcg
  • 1-3 yaş: günde 150 mcg
  • 4-8 yaş: günde 200 mcg
  • 9 ila 13 yaş: günde 300 mcg
  • 14 yaş ve üzeri: günde 400 mcg
  • Hamilelik sırasında: günde 600 mcg
  • Emzirme döneminde: günde 500 mcg

Folat açısından zengin gıdalar

Folat doğal olarak koyu yeşil yapraklı sebzelerde, meyve ve meyve sularında, fındık, fasulye, bezelye, deniz ürünleri, yumurta, süt ürünleri, et, kümes hayvanları ve tahıllar gibi birçok gıdanın içerisinde bulunur. Folat açısından en zengin gıdalar arasında karaciğer, ıspanak, kuşkonmaz ve brüksel lahanası bulunur. Folik asit ayrıca folat eksikliği riskini azaltmak için riski azaltmak için ekmeklere, tahıllara, unlara, mısır unu, pirinç ve makarnaya eklenebilir. Bu tür gıdalara folik asit açısından zenginleştirilmiş gıdalar denir. Yüz gram sığır karaciğerinde 215 mikrogram folat bulunur; bu nedenle karaciğer folat eksikliği yaşayanlar için birebirdir.

Folik asit faydaları

Folik asit her şeyden önce folat eksikliğinin tedavisinde kullanılır. Bunun haricinde kalp damar hastalıklarından kansere kadar birçok faydası olabilir.

Kalp damar sağlığı

Folatın kan damarlarını koruması ve onarması mümkündür. Kan damarları sağlam olduğunda kalp damar hastalıkları riski de azalır. Bu vitamin ayrıca homosistein olarak adlandırılan bir amino asidin seviyesini azaltır. Bu amino asit kalp damar hastalıklarına katkıda bulunduğu için seviyesinin azaltılması önemlidir. Homosistein proteinlerin parçalanmasıyla oluşur fakat çok fazla olması durumunda damar sertliğine, felç ve kalp krizine yol açabilir.

North Carolina Üniversitesi‘nde yapılan bir çalışmada, folattan zengin beslenen kişilerde tansiyon yüksekliği riskinin daha az olduğu görülmüştür. Hipertansiyon damarlara zarar vererek kalp damar hastalığı riskini arttırır. Bu açıdan tansiyon yüksekliğinin önlenmesi kalp damar sağlığı açısından son derece önemlidir.

Benzer yazılar: HİPERTANSİYON HAKKINDA BİLİNMESİ VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Beyin sağlığı

Bilimsel araştırmalar kanda folat seviyesinin düşük olmasının bunama riskini arttırdığını ve beyin fonksiyonlarını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Yüksek olmayan ancak normal düzeydeki folat seviyeleri bile zihinsel fonksiyonları bozmaktadır. Gene araştırmalar folik asit seviyelerinin yeterli olduğunda zihinsel engelli kişilerde işlevsel düzelme göstermektedir.

Hafif bilişsel bozukluğu olan 180 yetişkin üzerinde yapılan bir araştırmada günde 2 yıl süresince günde 400 mcg folik asit takviyesi kullanıldığında, beyin fonksiyonlarında önemli düzeyde iyileşme görülmüştür. Aynı çalışmada Alzheimer hastalığı ile ilgili bazı proteinlerin seviyesinde de azalma görülmüştür.

Benzer yazılar: DEMANSIN (BUNAMANIN) EVRELERİ VE EVRELERE GÖRE BELİRTİLERİ NELERDİR?

Diyabet

Diyabet kan şekeri seviyelerinin anormal seyrettiği ve kalp damar hastalıklarına neden olabilen ciddi bir hormonal rahatsızlıktır. Bazı bilimsel araştırmalar folatın diyabet için faydalı olabileceğini göstermektedir. Folat içeren takviyeler, kan şekeri seviyelerini iyileştirir ve insülin direncini azaltabilir. Takviyeler ayrıca bir diyabetik komplikasyonu olan nöropatinin de azalmasına yardımcı olmuştur.

Benzer yazılar: DİYABETİK NÖROPATİ NEDİR? – NEDENLERİ, BELİRTİLERİ,TEDAVİSİ, KOMPLİKASYONLARI

Depresyon

Bazı araştırmalarda kandaki folat seviyelerinin düşük olması ile depresyon arasında ilişki bulunmuştur. Bu durumda rol oynayan olası mekanizmalar tam bilinmese de beyindeki metilasyon reaksiyonlarında, nörotransmiter sentezinde ve homosistein metabolizmasında folatın rolü nedeniyle olduğu düşünülmektedir. Ayrıca yetersiz beslenme ve alkol kullanım bozukluğu depresyonla bağlantılı olduğu için bu durumlar da folat ile depresyon arasındaki ilişkiyi açıklayabilir.

Birkaç çalışma, folat seviyelerinin hamilelik sırasında veya doğumdan sonra depresyon riskini etkileyip etkilemediğini araştırmıştır. Singapur’daki 709 kadın üstünde yapılan incelemede 26-28. gebelik haftalarında folat seviyeleri daha yüksek olan kadınlarda gebelikte depresyon riskinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Birleşik Krallık’ta 2.856 kadının katıldığı başka bir çalışmada, folat seviyeleri ve doğum sonrası depresif semptomlar arasında kayda değer bir ilişki tespit edilememiştir. 1.592 Çinli kadın üzerinde yapılan başka bir çalışmada ise hamilelik sırasında 6 aydan fazla folik asit takviyesi alanlarda, daha kısa süre alanlara göre doğum sonrası depresyon riskinin daha düşük olduğu görülmüştür.

Benzer yazılar: MAJÖR DEPRESYON VE DEPRESYON ARASINDAKİ FARKLAR

İlaçların yan etkileri

Folat içeren takviyeler, sedef hastalığı ve romatoid artrit gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan metotraksatın yan etkilerini azaltabilir. Bununla beraber metotreksat ve folik asit takviyelerinin etkileşimini gösteren çalışmalar da olduğu için doktorunuza danışmadan folat kullanmayınız.

Böbrek hastalığı

Böbrek fonksiyonlarının kötüleştiği, kronik böbrek hastalığında hiperhomosisteinemi sık görülen bir durumdur. Araştırmalar folik asit takviyelerinin bu kişilerde homosistein düzeylerini iyileştirerek ve kalp hastalığı riskini azaltarak fayda ettiğini göstermektedir.

Makula dejenerasyonu

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD), görme alanının gittikçe zarar gördüğü ciddi bir göz hastalığıdır. Körlüğe dahi neden olabilen bu hastalığın gözlerde uzun süreli devam eden enflamasyon ve oksidatif stresin sonucu olduğuna dair tezler varsa da bu hastalığın kesin nedeni bilinmemektedir.

Bazı araştırmalar homosistein seviyelerinin sürekli olarak yüksek olmasının makula dejenerasyonu ile ilişkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Avustralya’da yapılan bir araştırmada, AMD’li 1760 kişinin 10 yıl boyunca hastalık takibi yapılmış ve folat eksikliğinin AMD riskini yüzde 75 artırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca homosistein seviyelerindeki artışın, AMD geliştirme riskini yüzde 30 arttırdığı bulunmuştur. Women’s Antioxidant and Folic Acid Cardiovascular Study (WAFACS) tarafından yapılan bir araştırmada da günde 2.500 mikrogram folik asit takviyesi almak, AMD riskini yüzde 35 ila 40 oranında azaltmıştır.

Kanser

Folatın be kanser arasındaki ilişki biraz çelişkilidir. Bazı araştırmalar uzun süreli folat eksikliğinin beyin, meme, servikal, kolorektal, akciğer, yumurtalık, pankreas ve prostat kanseri riskini arttırdığını öne sürer. Başka araştırmalar ise, aşırı miktar folik asit takviyesi kullanmanın, başta prostat kanseri olmak üzere belirli kanserlere yakalanma riskini arttırdığını ortaya koymaktadır.

Yüksek miktarda folat tüketmenin ise, özellikle kadınlarda olmak üzere belirli kanser riskini önemli ölçüde azaltabileceğine dair araştırma bulguları da bulunur. 16 klinik çalışma ve 744.068 kadın üzerinde yapılan bir analizde, günde 153 mcg ile 400 mcg folat alımının meme kanseri riskini azalttığı görülmüştür. Ancak günde 400 mikrogramdan fazla folat tüketimi ise, 153 mcg’den daha az alan kadınlara kıyasla kanser riskinde azalmaya neden olmadı. Diğer çalışmalarda da, yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerinde de benzer şekilde folatın etkisi görülmüştür.

Hamilelikte folik asit kullanımı

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), üreme çağında olan bütün kadınların günde 400 mikrogram folik asit takviyesi almasını tavsiye eder. Bunun nedeni planlanmayan hamileliklerdir. Nöral tüp kusurları hamilelik ilk ayında oluşabildiği için bu süreçte farkında olmadan folik asit eksikliği yaşamak bebeğin ilk gelişim sürecini olumsuz yönde etkileyebilir.

Nöral tüp defektleri genellikle gebeliğin ilk ayında ortaya çıkan beyin veya omuriliğin doğum kusurlarıdır. En yaygın iki türü, spina bifida ve anensefalidir. Hamilelik sırasında folat ve B12 vitamini seviyelerinin yeterli olmaması bu riski arttırır. Amerikan Halk Sağlığı Dergisi’nde 2016 yılında yapılan bir araştırmada, diyet veya takviye yoluyla yeterli folat alımının dünya çapında spina bifida riskini azalttığından bahsedilmektedir. 2015 yılındaki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Morbidite ve Mortalite Haftalık Raporuna göre, folik asit eklenen gıdaların piyasaya sürülmesi ile, 1995 ile 2011 yılları arasında spina bifida vakalarında yüzde 28’lik bir azalma olmuştur.

Folat durumunu etkileyen genetik polimorfizmler

Bazı kişilerde genetik nedenlerle folat metabolizması değişir. Metilenetetrahidrofolat redüktaz (MTHFR) gibi folatı metabolize eden enzimlerde genetik polimorfizm olması vücuttaki folat seviyelerini olumsuz etkiler. Bu durum diyetinizle aldığınız folatı kullanamamanıza ve folat eksikliği yaşamanıza neden olabilir. Bu durumda folat takviyeleri kullanmanız gerekir.

Folik asit zayıflatır mı?

Folik asit takviyeleri ile zayıflamak isteyen bazı kişiler vardır. Folik asit takviyesi kullanmak zayıflatmaz ancak folat eksikliği yaşayan kişilerde belirti olarak kilo verme görülebilir.

Folik asit yan etkileri zararları

Gıdalarla beraber alınan folatın herhangi bir yan etkisi yoktur. Zira yediğinizin gıdalarla yüksek miktarda folat alımı yaşamazsınız. Ancak folik asit çok fazla alındığı takdirde, karın ağrısına, uykusuzluğa, mide bulantısına, ishale ve kalıcı sinir hasarına neden olabilir.

Yüksek dozda folik asit kullanımının diğer yan etkileri ve zararları şunlardır:

  • 10 farklı çalışma folik asit kullanımı ve prostat kanseri gibi kanserler arasında ilişki tespit etmiştir.
  • Bilimsel araştırmalar folik asit takviyesi kullanmanın, B12 eksikliği olan yaşlılarda zihinsel dejenerasyonu arttırdığını göstermiştir.
  • Birçok araştırma yüksek miktarda folik asit takviyesi kullanmanın NK bağışıklık hücrelerinin aktivitesini azalttığını ve bağışıklığı düşürdüğünü ortaya koymuştur.

Folik asit ilaç etkileşimleri

Diyet ile beraber folat tükettiğinizde ilaçlarla bir etkileşime girmez. Ancak diyet haricinde folik asit olarak takviye kullanmak için aynı şeyi söyleyemiyoruz. Folik asit aşağıdaki ilaçlarla etkileşime girebilir:

  • Fenitoin, Karbamazepin veya valproik asit gibi antikonvülsanlar
  • Ülseratif kolit ve romatoid artrit tedavisinde kullanılan sülfasalazin
  • Doğum kontrol hapları
  • Diüretik olan triamteren
  • Metformin
  • Bazı kanserlerin ve otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanılan metotreksat

Kaynakça

 

1. The Health Benefits of Folate

2. Is weight gain a possible side effect of folic acid?

3. Folate

4. What is neural tube defects surveillance?

5. Folic Acid

6. Folic acid and L-5-methyltetrahydrofolate: comparison of clinical pharmacokinetics and pharmacodynamics

7. Folate

8. The effects of folate supplementation on glucose metabolism and risk of type 2 diabetes: a systematic review and meta-analysis of randomized controlled trials

9. Effect of folic acid supplementation on nerve conduction velocity in diabetic polyneuropathy patients

10. Folic acid contributes to peripheral nerve injury repair by promoting Schwann cell proliferation, migration, and secretion of nerve growth factor

11. Effect of continued folic acid supplementation beyond the first trimester of pregnancy on cognitive performance in the child: a follow-up study from a randomized controlled trial (FASSTT Offspring Trial)

12. New Perspective on Impact of Folic Acid Supplementation during Pregnancy on Neurodevelopment/Autism in the Offspring Children – A Systematic Review

13. Folic acid and folinic acid for reducing side effects in patients receiving methotrexate for rheumatoid arthritis

14. Folic Acid and Homocysteine in Chronic Kidney Disease and Cardiovascular Disease Progression: Which Comes First?

POPÜLER YAZILAR

YORUM YAP

Lütfen bir yorum yaz
Lütfen isminizi girin

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tolegen Effluvium Hakkında Her Şey

Telogen Effluvium Nedir? – Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

0
Telogen effluvium nedir? Telogen effluvium bir saç dökülmesi tipidir ve diffüz alopesi örneğidir. Alopesi ise tek başına saç dökülmesi anlamına gelir. Eğer bu saç dökülmesi...