Ana Sayfa A’dan Z’ye Hastalıklar Kireçlenme (Osteoartrit): Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Kireçlenme (Osteoartrit): Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Kireçlenme nedir?

Halk arasında kireçlenme olarak da bilinen osteoartrit, en sık görülen kronik eklem rahatsızlığıdır ve bir artrit türüdür. Artritin yüzden fazla alt türü vardır ve bunların arasında en yaygın görülen artrit türü osteoartrittir.

Eklem, iki kemiğin bir araya geldiği yerdir. Bu birleşme yerinde kemiklerin uç kısmında koruyucu bir yapı olan kıkırdak bulunur. Kireçlenmede eklemlerin arasındaki yastık görevi gören kıkırdaklar parçalanır. Neticede eklemler birbirine sürtülür ve kireçlenmedeki ağrı ve diğer belirtiler ortaya çıkar.

Kireçlenme en çok yaşlılarda görülür fakat her yaştaki kişide görülebilir. Kireçlenme en sık el, diz, kalça ve omurgadaki eklemlerde ortaya çıkar ancak her eklemde ortaya çıkma ihtimali vardır.

Kireçlenmenin eklemlere verdiği zarar düzeltilemeyebilir ancak belirtileri hafifletilebilir. Egzersiz yapmak, sağlıklı bir kiloda olmak ve bazı tedaviler osteoartritin ilerlemesini yavaşlatabilir.

BENZER YAZILAR: ROMATOİD ARTRİT: NEDENLERİ, BELİRTİLERİ, TEDAVİSİ VE KOMPLİKASYONLARI

Kireçlenme ile ilgili kısa bilgiler

  • Kireçlenme, eklemdeki dokuların zamanla parçalandığı bir eklem hastalığıdır. En yaygın artrit türüdür ve yaşlılarda daha sık görülür.
  • Osteoartritin en sık rastlanan belirtileri arasında eklem ağrısı, eklemlerde sertlik ve şişkinlik, eklemin hareket alanında kısıtlanmalar ve eklemin gevşek veya dengesiz olması bulunur.
  • Osteoartrit tedavisinde genellik egzersiz, sağlıklı kilonun korunması ve doktorunuzun reçete ettiği ilaçların kullanılması önemlidir.
  • Osteoartrit ile yaşamanıza yardımcı olmak için sıcak ve soğuk terapiler uygulamak, tekrarlanan hareketlerden kaçınmak ve hastalığınıza dair bilinç kazanmak önemlidir.

Kireçlenmenin nedenleri

Yaşlanma ile beraber kıkırdağın proteinden oluşan yapısı dejenere olur. Kireçlenme ilerledikçe kıkırdak kaybı oluşur. Bu kıkırdak kaybı, kemiklerin birbirine sürtünmesine neden olur. Bu sürtünme ise eklemlerde ağrı ve hareket kısıtlanması ile sonuçlanır.

Kıkırdakta oluşan iltihap ise eklemlerin etrafında yeni kemiklerin büyümesine neden olabilir. Bununla beraber kireçlenmenin olası nedenleri şunlardır:

  • Başka bir hastalıktan kaynaklanmayan birincil kireçlenme, eklemin doğal yaşlanmasının bir sonucu olarak ortaya çıkar.
  • Kireçlenme kalıtsal olarak genetik yatkınlık nedeniyle ortaya çıkabilir.
  • İkincil, yani başka bir hastalık nedeniyle ortaya çıkan osteoartrit, obezite, eklemlerde travma, eklemlerde doğuştan bulunan anormallikler, gut, diyabet, hemokromatoz ve hormon bozukluklarından kaynaklanabilir.
  • Kıkırdakta gut hastalığı nedeniyle biriken ürik asit kristalleri de kıkırdak dejenerasyonuna ve osteoartrite neden olabilir.

Osteoartritte risk faktörleri

  • Kireçlenme riski yaşla beraber artar. Bu nedenle ileri yaş risk faktörleri arasındadır.
  • Kadınlarda kireçlenme görülme ihtimali daha yüksektir ancak bunun kesin nedeni bilinmemektedir.
  • Vücut ağırlığının fazla olması osteoartritin ortaya çıkmasına neden olabilir. Kilonuz ne kadar fazla ise kireçlenme riskiniz de o kadar artar. Fazla kilo, kalçalarınız ve dizleriniz gibi ağırlık taşıyan eklemlere baskı uygular. Ayrıca yağ dokusu, eklemlerinizin içinde ve çevresinde iltihaba neden olabilecek proteinler üretir.
  • Eklem yaralanmaları da riski arttırır. Spor yaparken veya bir kaza sonucu meydana gelen yaralanmalar kireçlenme oluşma ihtimalini arttırır. Yıllar önce meydana gelen ve görünüşte iyileşmiş olan yaralanmalar bile ileride kireçlenmeye neden olabilir.
  • Eklemde sürekli baskı olması da riski arttırır. İşiniz veya oynadığınız bir spor, bir eklem üzerinde sürekli baskıya neden olabiliyorsa kireçlenme meydana gelebilir.
  • Bazı kişilerde osteoartrit geliştirme eğilimi vardır ve burada genetik faktörler söz konusu olabilir.
  • Kemik deformiteleri de riski arttırır. Bazı kişilerde eklemler veya kıkırdak doğuştan kusurlu olabilir.
  • Bazı metabolik hastalıklar da kireçlenmeye neden olabilir. Bu hastalıklar arasında, diyabet ve vücudunuzda çok fazla demirin bulunduğu bir hastalık olan hemokromatoz bulunur.

BENZER YAZILAR: DİYABETİN YOL AÇTIĞI HASTALIKLAR NELERDİR?

Kireçlenme belirtileri

Kireçlenme herhangi bir eklemde ortaya çıkabilir ancak en çok el, el parmağının uçları, dizler, kalça ve omurgada ortaya çıkar.

Kireçlenmede ana belirti eklemlerde sertlik ve hareket etme sorunlarıdır. Hastalar daha çok dizde kireçlenme şikayetleri ile gelirler. Genel olarak en sık görülen kireçlenme belirtileri şunlardır:

  • Dokunulduğu zaman eklemlerde ağrı ve hassasiyet hissedilmesi oldukça yaygındır. Eklemleri çevreleyen yapılarda da eklemin yanındaki bursit veya tendinit nedeniyle hassasiyet olabilir.
  • Sabahları eklemlerde sertlik olması oldukça yaygındır. Bu sertlik yaklaşık olarak 30 dakika sürer. Kireçlenmeden kaynaklanan eklem sertliği de özellikle uzun sure hareketsiz kaldıktan sonra tekrarlama eğilimindedir.
  • Kireçlenmeden etkilenen eklemlerde hareket kısıtlılığı, ağrı, şişme ve kıkırdak kaybıyla ilişkili anormallikler gelişebilir.
  • Kemiklerde büyüme özellikle ellerdeki kireçlenme vakalarında yaygındr. Ellerde ise DIP (distal interfalangeal eklemler) ve PIP (proksimal interfalangeal eklemler) eklemlerindeki kireçlenmelerde büyüme sık görülür.
  • Etkilenen eklemde kıkırdak kaybından ötürü eklemlerin yanlış hizalanması veya deformite oluşabilir. Yanlış hizalanma genellikle diz kireçlenmesinde sık görülür.
  • Kireçlenme vücudun genelinde iltihaba neden olan bir hastalık değildir. Ancak tutulan eklemlerde iltihap olabilir fakat bu iltihap romatoid artrit gibi iltihaplı artrit tiplerine göre kısıtlıdır.
  • Etkilenen ekleme bağlı olarak kireçlenme veya artrit ile ilişkilendirmeyeceğiniz başka belirtiler de ortaya çıkabilir. Bu belirtiler genellikle kireçlenme boynu veya omurgayı etkilediğinde ortaya çıkar. Nadiren görülen bu kireçlenme belirtileri arasında; kollarda ve bacaklarda uyuşma ve karıncalanma; kollarda ve bacaklarda zayıflık; başın arka kısmında ağrı ve kürek kemiğinden kola doğru yayılan ağrı bulunur.

Benzer yazılar: SIRTTA KİREÇLENME: BELİRTİLERİ, NEDENLERİ VE TEDAVİSİ

Osteoartrit teşhisi

Fizik Muayene: Doktorunuz önce fizik muayene yapar ve rahatsız olan eklemlerinizi inceler. Bu esnada eklemlerinizde ne kadar hassasiyet, şişme, kızarıklık olduğuna ve eklemlerin esneklik kapasitesine bakar.

RöntGen: Kıkırdak röntgende görünmez ancak eklemleriniz arasındaki boşluğun daralması kıkırdak kaybına işaret eder ve röntgende eklem çevresinde kemik oluşup oluşmadığı da görülebilir.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): MRG’de kıkırdak, kemik ve yumuşak dokular ayrıntılı bir şekilde görüntülenebilir.

Kan testleri: Osteoartriti teşhis etmek için kullanılacak bir kan testi yoktur ancak romatoid artrite işaret eden kan değerlerine bakılarak en azından durumun romatoid artrit kaynaklı olup olmadığı anlaşılabilir.

Eklem sıvısı analizi: Ağrılı eklemden sıvı alınarak bu sıvı enfeksiyonun nedenini anlamak açısından incelenir.

Osteoartrit tedavisi

Osteoartritte zarar gören kıkırdak geri getirilemez fakat ağrı giderilebilir ve hastalık hafifletilebilir. Osteartrit tedavisinde başvurulan ilaç ve yöntemler şunlardır:

Steroid olmayan antienflamatuvar ilaçlar

Steroid olmayan antienflamatuvar ilaçlar arasında aspirin ve naproksen sodyum bulunur ve bu ilaçlar osteoartrit ağrısını hafifletebilir. Ancak bu ilaçların sindirim sistemi, kardiyovasküler sistem, böbrek ve karaciğer üzerinde zararlı etkileri olabilir.

Asetaminofen

Asetaminofen hafif ila orta dereceli osteoartrit ağrısını iyileştirebilir. Bununla beraber bu ilacı çok fazla kullanıldığınız takdirde veya doktorunuzun reçete ettiği dozu aştığınızda karaciğerinize hasar verebilir.

Duloksetin

Duloksetin esasen antidepresandır ancak osteoartrit ağrısı gibi kronik ağrılarda faydalı olabilir.

Fizik tedavi

Fizik tedavi ile eklemin etrafındaki kaslar güçlendirilip esnekliği arttırılabilir. Ayrıca ağrıyı azaltmak için egzersizler de yapılabilir. Yüzme veya yürüyüş gibi sporlar da fizik tedavi ile benzer etkiler gösterebilir.

Cerrahi müdahaleler ve diğer prosedürler

Kortizon: Kortikosteroid ilaçların eklemlere enjekte edilmesi ağrıyı hafifletebilir. Bu işlem sırasında doktorunuz ekleminizin etrafındaki alanı uyuşturur, ardından ekleminizin içindeki boşluğa bir iğne yerleştirir ve ilacı enjekte eder. Her yıl genellikle 3 veya 4 defa kortizon enjeksiyonu alabilirsiniz çünkü ilaçlar zamanla eklem hasarını kötüleştirebilir.

Kemikleri düzeltmek: Osteoartritte dizinizin bir tarafını diğerinden daha fazla hasar gördüyse, osteotomi uygulanabilir. Osteotomide doktor kemiği diz üstünden veya altından keser ve daha sonra kemiği çıkarır veya kemik ekler. 

Eklem değişimi: Eklem protezi ameliyatında (artroplasti) cerrahınız hasarlı eklem yüzeylerinizi çıkarır ve plastik ve metal parçalarla değiştirir. Bu ameliyatın riskleri arasında enfeksiyonlar ve kan pıhtıları bulunur. Ayrıca yapay eklemler aşınabilir veya gevşeyebilir ve sonunda değiştirilmeleri gerekebilir.

Alternatif tedaviler

Hyalüronik asit: Hyalüronik asit dizinize enjekte edildiğinde kıkırdağa benzer bir etki göstererek dizlerinizin arasında yastık gibi durur. Bu şekilde ağrınız azalabilir.

Akupunktur: Bazı araştırmalar akupunkturun diz kireçlenmesi tedavisi için faydalı olabileceğini göstermektedir. Akupunktur sırasında oldukça ince iğneler vücudunuzdaki hassas noktalara yerleştirilir. Bu tedavi ile ağrı ve hareket kabiliyetinde iyileşmeler görülmüştür.

Glukozamin ve kondroitin: Glukozamin ve kondroitin kireçlenme tedavisinde en sık başvurulan gıda takviyeleridir. Bu gıda takviyeleri üzerinde birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların bazıları bu gıda takviyelerinin osteoartritli insanlar için faydalı olduğunu gösterirken bir kısmı plasebodan daha etkili olmadıklarını gösterir. Glukozamin ve kondroitin, aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlarla etkileşime girebilir ve kanama sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle kan sulandırıcı ilaç kullanıyor iseniz bu takviyelere başlamadan önce doktorunuza danışmalısınız.

BENZER YAZILAR: KONDROİTİN NEDİR VE NE İŞE YARAR?

ASU takviyesi: Avokado ve soya fasulyesi yağlarının bir karışımı olan bu besin takviyesi, Avrupa’da diz ve kalça kireçlenmesinin tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bazı çalışmalar, antienflamatuvar etkileri olan bu takviyenin eklem hasarını yavaşlattığını ve hatta önleyebileceğini göstermiştir.

Omega-3 yağ asitleri: Somon balığı gibi yağlı balıklarda ve balık yağı takviyelerinde bulunan Omega-3 yağ asitlerinin antienflamatuvar etkileri olduğunu ve ağrıyı hafifletip, eklem fonksiyonlarını iyileştirebileceğini gösteren bazı araştırmalar vardır.

Kapsaisin: Acı biber özü olan kapsaisin kireçlenme tedavisinde doğrudan cilde uygulanır. Ancak bu uygulamadan fayda görmeden önce birkaç hafta boyunca günde üç ila dört kez kapsaisin kremini düzenli olarak kireçlenme olan bölgeye sürmeniz gerekir. Kapsaisin kremi tahrişe neden olabileceği için rahatsız edebilir. Kremi uyguladıktan sonra elinizi iyice yıkayarak rahatsız edici etkileri azaltabilirsiniz.

BENZER YAZILAR: KİREÇLENMEYE İYİ GELEN BİTKİLER (KANITA DAYALI)

Kireçlenme hastalarına öneriler

Kireçlenme rahatsızlığınızın ilerlememesi ve belirtilerinin azaltılması için bazı yaşam tarzı değişiklikleri yapabilir ve önlemler alabilirsiniz.

  • Birçok kişide hem diyabet hem kireçlenme bulunur. Kan şekeri seviyelerinin yüksek olması kıkırdağı sertleştirebilir ve parçalanma olasılığını artırabilir. Ayrıca diyabet iltihaplanmaya neden olur ki bu da kıkırdağı zayıflatır.
  • Egzersize başlamadan önce mutlaka ısınma hareketleri yapın. Egzersiz yaparken düşmemek için dikkatli olun. Egzersizden sonra gün içinde dinlenmeye özen gösterin.
  • Rahatlayın. Sevdiğiniz rahatlatıcı müzikleri dinlemek, arkadaşlarla vakit geçirmek ve zevk aldığınız aktivitelerde bulunmak sizi rahatlatır ve stresinizi azaltır.
  • Sigara içmeyin ve madde kullanmayın. Alkol alımını sınırlandırın. Vücudunuzda iltihap oluşmasını tetikleyecek olan bu maddelerden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın.
  • Sağlıklı bir beslenme diyeti uygulayın. Sebze ve meyvelerden zengin; rafine yiyeceklerden fakir; soğuk sıkım zeytinyağı gibi sağlıklı yağlardan oluşan bir diyet idealdir.
  • Uykunuzu iyi almaya özen gösterin. Uykusuzluk kortizol seviyelerini arttırarak iltihaba neden olabilir.
  • Sağlıklı kilonuzu koruyun ve fazla kilonuz varsa mutlaka kilo verin.

Kireçlenme tedavisi ile ilgili bilgilendirici bir video

Osteoartrit: Soru & Cevap

Dizde kireçlenme nedenleri nelerdir?

Diz kireçlenmesinin kesin nedeni bilinmemekle beraber bazı faktörlerin kireçlenme riskini arttırdığı belirtilir. Bu risk faktörleri şunlardır:

  • Yaş
  • Daha önce dizde yaralanma olması
  • Fazla kilolu olmak
  • Ailede osteoartrit öyküsü olması
  • Egzersiz ve spor nedeniyle dizde baskı olması
  • Dizde sürekli baskı olması

Diz kireçlenmesine yürüyüş iyi gelir mi?

Yürüyüş diz kireçlenmesinde tavsiye edilen hafif bir spordur. Yürüyüş sayesinde diz zorlanmadan etrafındaki kasların güçlenmesi sağlanır. Bununla beraber çok fazla yürüyüş yapılması kıkırdağa zarar vererek kireçlenmenin kötüleşmesine neden olabilir. Bu nedenle yürüme sporunda da aşırıya kaçılmaması tavsiye edilir.

Kireçlenme komplikasyonları nelerdir?

Osteoartrit zaman içerisinde kötüleşen bir hastalık olduğu için söz konusu eklem hasarı da gittikçe kötüleşecektir. Kireçlenme ilerledikçe ağrı, eklemlerde setlik ve eklem hareketliliğinde azalma da kötüleşir. Araba kullanmak veya yatağa girip çıkmak bile zorlaşabilir.

Kireçlenme hareket alanınızı büyük oranda sınırlar ve hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kilo alabilirsiniz. Kilo ise kireçlenme ile ilgili sıkıntılarınızın daha da artmasına neden olabilir. Aşırı kilo ayrıca yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve diyabet riskini de arttırır. Bu nedenle doktorunuzun hafif egzersizlerle kilo kontrolünü sağlamanızı isteyecektir.

Kireçlenme ilerledikçe hareket alanının kısıtlanmasından ötürü düşme riski de artar. Eklemlerin dengesizleşmesi ve kas güçsüzlüğü nedeniyle vücudunuzu kontrol etmekte zorlanabilirsiniz. Kontrol zayıflığından ötürü düştüğünüz takdirde eklemlerinizin kırılması veya yaralanmanız mümkündür.

Yukarıda bahsettiğimiz komplikasyonların önlenmesi için doktorunuzun belirlediği tedaviye uymalı ve hastalığınızın daha da ilerlememesi için dikkat etmeniz gereken hususlara önem vermelisiniz.

Kireçlenme nasıl önlenir?

Kireçlenmenin tam olarak önlenmesi mümkün olmayabilir. Ancak bazı önlemler alarak kireçlenme riskini en aza indirebilirsiniz. Bu önlemler şunlardır:

  • Eklemlerinizi zorlayan koşu ve ağırlık kaldırma gibi sporlardan kaçının. Bunun yerine yüzme ve bisiklet sürme gibi eklemlerinize baskı yapmayan sporları tercih edin.
  • Kendinizi genel olarak sağlıklı tutmak için her hafta en az 150 dakika orta seviyede aerobik egzersiz (bisiklete binme veya hızlı yürüyüş gibi) yapın.
  • Haftada 2 gün kas güçlendirme hareketleri yapın.
  • Aynı pozisyonda uzun sure kalmayın.
  • Oturarak yaptığınız bir işiniz varsa sık sık ara vererek kalkın ve dolaşın.
  • Fazla kiloluysanız kilo verin ve sağlıklı kilonuzu koruyun.

Kireçlenme öldürür mü?

2015 yılında, bilim adamları osteoartritli orta yaşlı kadınlarda erken ölüm oranınını değerlendirmek üzere Chingford Çalışmasından elde edilen verileri analiz ettiler. Analizleri neticesinde diz kireçlenmesi ve tüm nedenlere bağlı erken ölüm ve kalp damar hastalıklarından ölüm riski arasında bir bağ olduğunu tespit ettiler. Esasen diz ağrısı ve dizlerinde kireçlenme olduğunu gösteren röntgenler olan kadınlarda olmayanlara göre erken ölüm riski iki kat artmıştı ve kalp damar hastalıklarından ölüm riski de üç kat artmıştı. El kireçlenmesi ve ölüm riski arasında ise bir bağlantı bulamadılar.

ABD’de kireçlenme ve ölüm oranı ile ilgili ilk çalışma ise 1976’da yayınlanmıştı. Yatak istirahati ve fizik tedavi için hastaneye kabul edilen hastalar halkın geri kalanı ile kıyaslandı. Hastaneye kaldırıldıktan sonraki ilk 10 yıl boyunca, erkekler ve kadınlar için hayatta kalma oranları genel nüfus ile hemen hemen aynıydı ancak 10 yıl sonunda oran değişiyordu. Bu kişiler arasında arteriosklerotik kalp hastalığı en yaygın ölüm nedeniydi ki bu hastalardaki ölümlerin % 40’ının nedeni idi. Ayrıca genel halkın iki katı oranında sindirim sistemi sorunları nedeniyle ölüm gerçekleşiyordu. Sindirim sistemi ile ilgili ölümlerin ise yoğun olarak aspirin kullanılması ile ilişkili olduğu belirtilmişti.

2003 ve 2004 yılları arasında Finlandiya’da yapılan bir çalışmada ise, parmak eklemlerindeki kireçlenme ile başparmak eklemindeki kireçlenmenin ölüm riski ile ilişkisi incelenmiştir. DIP eklemini içeren simetrik kireçlenmesi olan kadınlarda ölüm riskinin arttığı görülmüştür. Ancak herhangi bir rastgele parmak ekleminde kireçlenmesi olan kadınlarda veya herhangi bir parmakta veya simetrik DİP kireçlenmesi olan erkeklerde ölüm riskinde artış görülmemiştir.

İngiltere’de 2007 yılında yapılan bir araştırmada, romatoid artrit hastalarında, aynı cinsiyetten kardeşlerinde ve bacaklarda kireçlenmesi olan kişilerde iskemik kalp hastalığı ve kansere bağlı ölüm oranları değerlendirildi. Kireçlenme hastalarında iskemik kalp hastalığından ölüm riskinin arttığı ancak kanserden ölüm riskinin artmadığı kaydedilmiştir. Araştırmayı yürüten uzmanlar, iskemik kalp hastalığının, kireçlenmeden kaynaklanan fiziksel aktivite azlığı ve aspirin gibi steroidal olmayan antienflamatuvar ilaç kullanımı ile ilgili olabileceği kanaatindedir.

Osteoartrit ve romatoid artrit arasındaki fark nedir?

Osteoartirt ve romatoid artrit benzer belirtilere neden olur fakat bu ikisi ayrı hastalıklardır. Osteoartritte kemikleri çevreleyen kıkırdak doku hasar görür. Romatoid artritte ise eklemleri saran yumuşak doku iltihaplanır. Bu iltihaplanmanın nedeni bağışıklık sisteminin bu dokuyu yabancı bir madde olarak görerek ona saldırmasıdır. Yani romatoid artrit otoimmün bir hastalıktır. Osteoartrit ise dejeneratif bir hastalıktır.

Kaynakça

  1. Osteoarthritis
  2. Osteoarthritis
  3. The symptoms of OA and the genesis of pain

  4. Osteoarthritis
  5. The Increased Mortality Risk in People With Osteoarthritis

  6. Signs and Symptoms of Osteoarthritis

  7. Overview of osteoarthritis

POPÜLER YAZILAR

YORUM YAP

Lütfen bir yorum yaz
Lütfen isminizi girin

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

bebek uyutma

Basit Bebek Uyutma Yolları: 4 Adımda Bebeğinizi Uyutun

0
Yetişkinlere iş eğitimi, çocuklara tuvalet eğitim nasıl veriliyorsa, bebeklere de uyku eğitimi verilmelidir. Uyku en temel ihtiyacımızdır ve bir bebeğin düzensiz ya da kötü...