Kondroitin Nedir ve Ne İşe Yarar?

0
22
Kondroitin faydaları ve zararları
Kondroitin, glukozamin ile birlikte kireçlenme tedavisinde kullanılan bir bileşendir.

Kondroitin nedir?

Kondroitin, eklem kıkırdağında bulunan bir maddedir. Kondroitin sülfat olarak bilinen bir formu ise, hayvanlardan elde edilir ve osteoartrit yani kireçlenme tedavisinde takviye olarak kullanılır. Bu takviye özellikle glukozamin sülfat ile beraber tercih edilir. Bunun nedeni eklem sıvısında doğal olarak bulunan glukozaminin kondtroitin ile bir araya geldiğinde kıkırdak kaybının azalacağına dair varsayımdır.

Bu madde ayrıca manganez askorbat, hyaluronik asit, kolajen peptidler gibi maddeler ile bir araya da getirilir ve katarakt tedavisi için de bir diyet takviyesi olarak kullanılmaktadır. Ağızdan alınabildiği gibi doğrudan cilde de uygulanabilir. Biz bu makalemizde kondroitinin bu kullanımlarını destekleyen bilimsel araştırmalar olup olmadığını ve faydalarını anlatacağız.

Benzer yazılar: BUNYON NASIL GEÇER? – 5 ADIMDA BÜNYON TEDAVİSİ

Kondroitin nasıl etki gösterir?

Kondroitin, tüm doku ve organlarda bulunan ve dokuların temel yapı maddesi olarak işlev görev bir bileşendir. Dokunun yapısal bütünlüğünü koruması şeker ve protein moleküllerini birbirine bağlamaya yardımcı olması ile ilgilidir. Esasen faydası kemik uçlarının birbirine sürtünmesini engelleyen bağ dokusu olan kıkırdağın oluşmasına yardımcı olmaktır.

Bu madde teknik olarak karmaşık bir karbonhidrat formudur ve su emme özelliği vardır; ayrıca kıkırdağı parçalayan enzimleri de bloke ettiği düşünülmektedir. Böylece eklem ve kemik hareketine olanak sağlar. Bu nedenle kıkırdakta kondroitin azaldığı zaman eklemler hasar görür ve kireçlenme ortaya çıkabilir. Bu bileşen, sindirim sistemi, deri ve beyin gibi başka dokuların oluşumunda da önemlidir. Örneğin beyinde travma oluştuktan sonra, hasarlı sinir uçlarının onarılması için gereken doku yenilenmesi sürecinde kondroitin seviyeleri hızla artar.

Faydaları

Kondroitinin faydaları arasında yaraların iyileşmesi ve kıkırdak dokunun yıkımının tersine çevrilmesi bulunur. Ancak genel olarak faydaları ile ilgili olarak kesin bir fikir birliği yoktur.

Kireçlenme / osteoartrit

Artrit ve kireçlenme için kullanılan gıda takviyeleri ile ilgili genellikle çok fazla klinik araştırma yoktur fakat kondroitin bu konuda oldukça geniş çaplı araştırmalara konu olmuştur. Bu nedenle kireçlenme ile ilgili olarak ne kadar faydalı olduğu az çok bilinmektedir. Osteoartrit kıkırdak dokunun azaldığı ve eklem ağrısının eşlik ettiği dejeneratif bir artrit türüdür. Kondroitin sülfatın, osteoartritin neden olduğu ağrıları azaltabileceği düşünülmektedir.

Artrit Vakfı‘na göre, kondroitinin artrit ağrısı üzerindeki etkinliğini inceleyen bir çalışmada kondroitin sülfat kullanan katılımcıların plaseboya kıyasla ağrı belirtilerinde azalma görülmüştür. Bu sonuçların elde edilmesi için katılımcıların kondroitin takviyelerini en az 3 ay kullanması gerekmiştir.

Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi ve Ulusal Artrit ve Kas-İskelet ve Deri Hastalıkları Enstitüsü tarafından finanse edilen çok merkezli bir çalışmada kondroitin sülfat ve glukozamin sülfatın faydaları incelenmiştir. Çalışma iki bölüme ayrılmıştır. İlk iki yıl, kondroitin ve / veya glukozaminin dizdeki kireçlenme ağrısını hafifletip hafifletemeyeceği değerlendirilmiştir. İkinci çalışmada ise, takviyelerin eklem kıkırdak kaybını azaltıp azaltamayacağı değerlendirilmiştir.

2006 yılında tamamlanan ilk çalışmada kondroitin sülfat, glukozamin sülfat ve kondroitin / glukozamin kombinasyonu verilen 1.583 kişi incelenmiştir. İki yıllık tedavinin ardından, kondroitin ve / veya glukozamin alan kişiler, plasebo veya Celebrex kullananlara göre daha iyi sonuç almıştır.

2008’de ikinci çalışmada kıkırdak kaybını veya büyümesini değerlendirmek için diz eklemlerindeki boşluğu ölçen X ışınları kullanılmıştır. Glukozamin ve / veya kondroitin tedavisi alan kişilerde iki yıl sonunda, kıkırdak kaybının plasebo veya Celebrex alanlara göre azaldığını gösteren bir bulgu bulunamamıştır.

Bu çalışmaların sonuçları, 2010 yılında GAIT çalışmasının bir parçası olarak yürütülen ve kondroitin ve / veya glukozaminin kireçlenme ağrısını hafifletip hafifletmediğini ve kıkırdak kaybını azaltıp azaltmadığını araştıran iki yıllık bir çalışma ile örtüşmektedir. 2018’de yayınlanan başka bir araştırmada, GAIT çalışmasından sonra bu konuyu araştıran çalışmalar değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede, kondroitinin osteoartrit ağrısına yönelik etkileri ile ilgili kesin bir şey söylenemeyeceği ve daha objektif ölçüm araçları gerektiği belirtilmiştir.

Uzmanlar, glukozamin ve kondroitinin diz ve kalçada bulunan kireçlenme için ne kadar etkili olabileceği konusunda kesin bir yargıda bulunmamaktadırlar. Amerikan Romatoloji Koleji diz veya kalça kireçlenmesi olan kişilerin glukozamin veya kondroitin takviyeleri kullanmamasını tavsiye eder. Ancak gene de bu konuya tartışmalı yaklaşır ve uzmanlar arasında bu konuda çoğunlukla fikir ayrılıkları bulunur.

Katarakt

Kondroitin sülfat katarakt rahatsızlığını iyileştirecek etkilere sahip değildir ancak katarakt tedavisinde belli düzeyde etkileri olabilir. Bilimsel araştırmalar, kondroitin sülfat ve sodyum hiyalüronat içeren bir solüsyonun göze enjekte edilmesi ile katarakt ameliyatında gözün korunduğunu ortaya koymaktadır. Daha önce yürütülen bazı araştırmalar bu iki bileşeni içeren solüsyonun gözdeki basıncı azaltarak katarakt ameliyatı sonrası gözlerin iyileşmesinde fayda edebileceğini de göstermektedir. Sadece kondroitin sülfat içeren solüsyonlar kullanıldığında katarakt ameliyatında nasıl bir etki edeceği ise henüz bilinmemektedir.

Yara iyileşmesi

Kondroitin ve glukozamin takviyelerinin yaraların iyileşmesini kolaylaştırmak gibi faydaları ve cilt sağlığına yönelik kullanımları da mevcuttur. Kondroitinin bu özellikleri kolajen üretimini desteklemesi ile ilgilidir. Kolajen cildin genç ve dolgun olması için gerekli olan bir proteindir. Bazı araştırmalar kondroitinin yanık tedavisinde kullanıldığında iyileşme sürecini hızlandırarak iltihabı kontrol etme konusunda faydalı olabileceğini göstermektedir. Kondroitin ve glukozamin yaraları nemli tutmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak için yara ve yanıklar için kullanılabilir. Yara iyileşmesine yönelik etkilerinin geniş çaplı araştırmalara dayanmadığını ve bu konuda kesin bir şey söylenemeyeceğini belirtmekte fayda var.

Diğer kesin olmayan etkileri

  • Bazı araştırmalar aromataz inhibitörleri adı verilen ilaçlardan kaynaklanan eklem ağrısına karşı etkili olabileceğini göstermektedir. Glukozamin ve kondroitinin 24 hafta boyunca günde iki veya üç defa alındığında meme kanseri tedavisinde kullanılan ilaçların neden olduğu ağrının azaldığı kaydedilmiştir.

Benzer yazılar: MEME KANSERİ: NEDENLERİ, BELİRTİLERİ, TEŞHİS VE TEDAVİSİ

  • Bazı araştırmalar, kondroitin sülfat içeren göz damlasının göz kuruluğunda faydalı olabileceğini göstermektedir. Ancak bunun aksini gösteren araştırmalar da vardır.
  • Bazı araştırmalar egzersizden kaynaklanan kas ağrısını azaltabileceğini göstermektedir.
  • Bazı araştırmalar, kondroitin sülfat içeren sıvının doğrudan mesaneye verilmesi ile interstisyel sistit belirtilerinin azalabileceğini göstermektedir. Ancak daha geniş çaplı araştırmalar bu uygulamanın interstisyel sistit belirtilerinde fayda etmediğini de göstermektedir. Kondroitin sülfatın başka bazı bileşenlerle beraber ağızdan alındığında da interstisyel sistite fayda ettiğini gösteren bazı çalışmalar vardır. Ancak bu etkinin hangi bileşenden kaynaklandığı kesin değildir.
  • Kondroitin sülfat ve hyalüronik asit kombinasyonunun gastrit nedeniyle ortaya çıkan mide ağrısında faydalı olabileceğini gösteren araştırmalar mevcuttur.

Benzer yazılar: GASTRİT: NEDENLERİ, BELİRTİLERİ, TEDAVİSİ VE DİYETİ

  • Bazı araştırmalar kondroitin sülfatın sedef hastalığında ciltte belli düzeyde iyileşme sağladığını göstermektedir. Bu etkisini sağlamak için 3 ay boyunca her gün bu takviyenin alınması gerekmektedir.
  • Bazı araştırmalar, kondroitin sülfatın ağızdan alındığı takdirde kalp krizi riskinin azaldığını göstermektedir.
  • İdrar yolundan mesaneye uygulandığı takdirde aşırı aktif mesane sendromu olan kişilerde idrara çıkışı azaltabilir.
  • Bazı araştırmalar kondroitin sülfat ve hyalüronik asitten oluşan bir solüsyonun mesaneye doğrudan verildiğinde tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu riskinin azaldığını göstermektedir.
  • Kashin-Beck hastalığında, kondroitin sülfatın ağrıyı azaltabileceğini gösteren bazı araştırmalar vardır. Selenyum eksikliği ile ilgili olan ve kemikleri ve eklemleri etkileyen bu hastalık için belli düzeyde etkili olabilir.

Zararları ve yan etkileri

GAIT çalışmaları, kondroitinin genellikle güvenli olduğunu ve zararları ile yan etkilerinin hafif olduğunu göstermektedir. Bu yan etkiler genellikle mide rahatsızlığı türündedir. Daha nadir olmak üzere, ishal, kabızlık, saç dökülmesi, deri döküntüleri, baş ağrısı ve aritmi gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu yan etkilerden bir kısmı, kondroitin ekstresinde bulunan sığır eti veya domuz albüminlerine karşı aşırı duyarlılık söz konusu olduğunda ortaya çıkabilir.

Kondroitin kullanımı neticesinde anafilaksi nadir görülür ama hala daha risk vardır Anafilaksi ölüm riski olan ciddi bir alerjik reaksiyondur. Bu reaksiyon genellikle domuz ve sığır etinde bulunan alfa-gal adı verilen bir şeker molekülüne alerjisi olanlarda görülebilir. Ayrıca balık veya kümes hayvanlarından elde edilen takviyeye alerjisi olanlarda da bu durum ortaya çıkabilir.

Kondroitin takviyeleri ile spongiform ensefalopati (deli dana hastalığı) bulaşma riski olduğu da öne sürülmektedir ancak bu bulaşma ile ilgili bir kanıt henüz yoktur.

Kondroitin sülfat kan inceltici özellik gösterebilir ve kanama bozuklukları olanlarda kanama riskini arttırabilir. Ayrıca antikoagülan yani kan incelticilerin etkilerini arttırabilir. Eğer aspirin vb. kan inceltici kullanıyorsanız kondroitin kullanımında dikkatli olmalısınız.

Kondroitin, miyokardiyal enfarktüs, pulmoner emboli, hemiplejik apopleksi, serebral kanama ile ilişkili olduğunu gösteren bazı çalışmalar da vardır. Tüm bu komplikasyonlar tehlikelidir ve ölüme neden olabilir.

Geleneksel tıp uygulamalarında kondroitinin yeri

Bu bileşen yüzlerce yıl önce takviye olarak bulunmadığı için geleneksel tıp uygulamalarında takviye olarak kullanılmaz. Ancak ağrıya karşı bu bileşenden zengin yemeklerin yenmesi ve gıdaların tüketilmesi  tavsiye edilir. Geleneksel tıpta kondroitinden zengin beslenildiğinde ağrının azaldığına dair örnekler vardır. Bu şekilde tüketmenin en iyi yolu kemik suyu tüketmektedir. Zaten kemiklerin kaynaması için de kemik suyu içmemiz tavsiye edilir.

Kemik suyu en iyi, kemikler, deri, tendonlar gibi kısımlardan elde edilir ve birkaç gün boyunca kaynatılması gerekir. Bu süreç sonunda kondroitin, glukozamin, glisin, kolajen, glutamin ve prolin ortaya çıkar. Kemik suyu binlerce yıldır Hindistan’ın geleneksel tıbbı olan Ayurveda’da kullanılmıştır. Ayurveda’da et suyunun artrit hastalıklarını iyileştirdiği enflamasyona karşı etki gösterdiği, sindirim ve bağışıklık sağlığını desteklediği düşünülür.

Benzer yazılar: HİNDİSTAN’DAN GELEN SAĞLIK: AYURVEDA

Geleneksel Çin Tıbbında, et suyunun “Qi” yi yani temel hayat enerjisini beslediği ve yang enerjisini dengelediği düşünülür. Ayrıca böbrekleri, karaciğeri, akciğerleri ve dalağı iyileştirir. Doku ve kemiklerin onarılmasında da faydalıdır.

Benzer yazılar: GELENEKSEL ÇİN TIBBI HAKKINDA HER ŞEY

Doz

Kondroitin sülfat, kapsül, toz ve tablet olarak satılır. Araştırmalar bu takviyenin günde 2 ila 3 defa ve doz başına 800 ila 2.000 mg aralığında kullanıldığında tehlikeli olmadığını göstermektedir. Aç karnına da kullanılabilir ancak mide hassasiyetiniz var ise aç karnına almamanız daha doğru olacaktır.

Eklem ağrısı tedavisi için kondroitin glukozamin ve başka bileşenlerle beraber krem olarak da satılmaktadır. Topikal olarak uygulanan bu kremlerin etkinliğini destekleyen bir çalışma ise yoktur.

Kaynakça

 

1. Animal products

2. Glucosamine and Chondroitin for Osteoarthritis

3. CHONDROITIN SULFATE

4. Health Benefits of Chondroitin

5. Chondroitin Benefits for Osteoarthritis & Joint Pain

YORUM YAP

Lütfen bir yorum yaz
Lütfen isminizi girin