Ana Sayfa Psikoloji Travma Sonrası (Post Travmatik) Stres Bozukluğu: Nedenleri, Belirtileri, Tanı Kriterleri ve Tedavisi

Travma Sonrası (Post Travmatik) Stres Bozukluğu: Nedenleri, Belirtileri, Tanı Kriterleri ve Tedavisi

Post travmatik stres bozukluğu nedir?

Travma sonrası stres bozukluğu olarak da bilinen post travmatik stres bozukluğu kişiyi korkutan, şok eden tehlikeli veya üzücü bir olay neticesinde ortaya çıkan bozukluktur. Travmatik bir durum esnasında ve sonrasında korkmak doğal olsa da bu bozuklukta basit bir korkunun ötesinde yoğun kaygı ve stresin eşlik ettiği bir korku söz konusudur. Esasen korku bedenimizi tehlikeye karşı harekete geçirir ve tehlikeye neden olan şeyden kaçınmamızı sağlar. Ancak bu tepki esnasında vücutta birçok ani fizyolojik ve psikolojik değişiklik de meydana gelir. Bu durumda “savaş ya da kaç” tepkisi verilir. Bu tepki sayesinde kişi kendini tehlikeden zarar görmekten koruyabilir.

Bu süreçte herkes benzer reaksiyonlar verir ama çoğu kişide bu reaksiyonun izleri zaman içerisinde silinir ve kişi iyileşir. Bazı kişilerde ise travmadan sonra verilen ilk tepkiler uzun vadelidir. Bu durumda travma sonrası stres bozukluğu teşhisi konulabilir. Travma sonrası stres bozukluğundan muzdarip olan kişiler tehlike geçmiş olsa dahi hala stres içerisindedirler ve korkuları devam eder. İşte bu sağlıklı tepkinin sürekliliği bozukluk tanısı konulmasına neden olan etkendir.

Post travmatik stres bozukluğu türleri

Post travmatik stres bozukluğunun türlere ayrılmasının nedeni bu bozukluğun tedavi edilmesinin kolaylaştırılmasının amaçlanmasıdır. Bu türler şunlardır:

Akut stres bozukluğu

Akut stres bozukluğu tam olarak post travmatik stres bozukluğu olarak görülmez. Bu bozukluk travmatik bir olayın akabinde bir ay içerisinde anksiyete ve kaçınma davranışları gelişmesidir. Ancak akut stres bozukluğu, post travmatik stres bozukluğuna dönüşebilir.

Benzer yazılar: ANKSİYETE: ENDİŞE HASTALIĞI

Dissosiyatif post travmatik stres bozukluğu

Bu türde kendinizi travmadan soyutlarsınız. Öyle ki olaydan koparsınız veya kendinizi bedeninizde değilmiş gibi hissedebilirsiniz.

Komplike olmayan post travmatik stres bozukluğu

Komplike olmayan post travmatik stres bozukluğu, depresyona neden olacak kadar ağır olmayan ancak travma ile ilgili kişilerden ve yerlerden kaçtığınız durumdur. Komplike olmayan bu tipte tedavi daha kolaydır.

Komorbid post travmatik stres bozukluğu

Depresyon, panik bozukluk veya madde bağımlılığı gibi başka bir bozukluğun da bulunduğu tiptir. Bu tipteki insanlar her iki bozukluk için de tedaviden verim alırlar.

Benzer yazılar: DEPRESYON NEDENLERİ VE RİSK FAKTÖRLERİ

Kompleks post travmatik stres bozukluğu

Saldırı veya araba kazası bir kez olur ancak cinsel taciz veya istismar sürekli devam edebilen travmalardır. İşte kompleks post travmatik stres bozukluğu bu şekilde uzun süreli olarak devam eden ve birden fazla travma neticesinde meydana gelen bozukluktur. Travmanın kronik olması tek bir olaydan dolayı oluşan travmadan çok daha derin ve yoğun izler bırakabilir. Kompleks tipte, bozukluğun klasik belirtilerine ek olarak kontrol edilemeyen duygular ve benlik algısının olumsuz olması bulunur.

Doğum sonrası post travmatik stres bozukluğu

Doğum çoğunlukla kadınlar için esenlik ve mutluluk verici bir tecrübedir. Ancak bu durum bir kadının hayatında köklü değişikliklere neden olduğu için kimilerinde ağır ve psikolojik olarak zorlayıcı bir deneyime dönüşebilir.

2018’de yapılan bir araştırmaya göre, kadınların yüzde 4’ünde, doğumdan sonra post travmatik stres bozukluğu gelişiyor. Hamilelik komplikasyonları yaşayan veya erken doğum yapan kadınlar bu açıdan özellikle risk altındadır. Buna ek olarak aşağıdaki faktörler de doğum sonrası post travmatik stres bozukluğu riskini arttırır:

  • depresyon
  • doğum korkusu
  • destekten mahrum ve yalnız olmak
  • geçmişte hamilelikle ilgili kötü bir deneyim yaşamış olmak

Post travmatik stres bozukluğu ve rüyalar

Post travmatik stres bozukluğu kabuslar görmenize neden olabilir. Uyku normalde dinlenmenizi ve yenilenmenizi sağlar ancak bu bozuklukta uyku sizi rahatlatmaktan çok rahatsız edebilir. Yoğun bir travma deneyimleyen kişiler hem uykuya dalmakta hem de uykuyu sürdürmekte zorlanırlar.

Uykuya daldığınızda ise travmaya neden olan olay ile ilgili olarak kabus görebilirsiniz. Bu durumda uyku sizi rahatlatmaktan ziyade size sıkıntı vermeye başlar. Bir araştırmaya göre Vietnam gazilerinin yüzde 52’si yoğun kabuslar görürken bu oran sivillerde sadece yüzde 3’tür.

Rüyalar ve travma arasında nasıl bir ilişki olabilir? Bilim rüyalar ve travma esnasında Freud’un düşünceleri ile paralel fikirler ortaya atıyor. Bugün birçok nörobilimci ve psikolog rüyalar sayesinde deneyimlerimizin hafızada yer etmesinin kolaylaştığını belirtiyor. Deneyimlerimiz travmatik ise, rüyalar sayesinde vücudumuz bu travma ile baş etmeyi öğrenmeye çalışıyor.

Benzer yazılar: ÇOCUKLARDA TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU: BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

Belirtileri

Travma geçiren insanların çoğunluğu kısa süreli belirtiler yaşarken, çoğunluğunda belirtiler kronik bir hal almaz. Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan herkes tehlikeli bir olay yaşamamıştır. Sevilen birinin ani ve beklenmedik ölümü gibi tecrübeler de bu duruma yol açabilir. Belirtiler genellikle travmatik olaydan sonraki 3 ay içinde erken başlar ancak bazen yıllar sonra da ortaya çıkabilir. Belirtiler bir aydan fazla sürmeli ve ilişkileri aksatacak kadar ciddi olmalıdır. Bazı kişiler 6 ay içinde iyileşirken, bazılarının belirtileri çok daha uzun sürer. Bazı insanlarda ise bu belirtiler kronikleşir.

Travma sonrası stres bozukluğu semptomları travmatik bir olaydan sonraki bir ay içinde başlayabilir, ancak bazen semptomlar olaydan yıllar sonra ortaya çıkmayabilir. Bu belirtiler sosyal veya iş ortamlarında ve ilişkilerde önemli sorunlara neden olur. Ayrıca normal günlük görevlerinizi yerine getirme becerinize de müdahale edebilirler.

TSSB semptomları genellikle dört türe ayrılır: müdahaleci anılar, kaçınma, düşünme ve ruh halindeki olumsuz değişiklikler ve fiziksel ve duygusal tepkilerdeki değişiklikler. Belirtiler zamanla değişebilir veya kişiden kişiye değişebilir.

Anılar ile ilgili belirtileri şunlardır:

  • Travmatik olayın olaya dair anıları hatırlayıp durmak
  • Travmatik olayı tekrar tekrar gerçekleşiyormuş gibi yeniden yaşamak
  • Travmatik olay hakkında kötü rüyalar veya kabuslar görmek
  • Travmatik olayı hatırlatan şeylere karşı duygusal sıkıntı veya fiziksel tepkiler vermek

Kaçınma belirtileri şunlardır:

  • Travmatik olay ile ilgili düşünmekten veya onun konuşmaktan kaçınmak
  • Travmatik olayı hatırlatan yerlerden, faaliyetlerden veya insanlardan kaçınmak

Düşünce ve ruh hali ile ilgili olumsuz değişiklikler şunlardır:

  • Kendiniz, diğer insanlar veya hayat ile ilgili olumsuz düşünceler
  • Geleceğe dair umutsuzluk
  • Travmatik olayın önemli yönlerini hatırlamamak
  • Yakın ilişkileri sürdürmede zorlanma
  • Aileden ve arkadaşlardan uzaklaşmak
  • Daha önce zevk alınan aktivitelerden artık zevk almamak
  • Olumlu duyguları yaşayamamak
  • Duygusal olarak boş hissetmek

Fiziksel veya duygusal tepkilerle ilgili değişiklikler şunlardır:

  • Kolayca ürkmek veya korkmak
  • Tehlikelere karşı sürekli tetikte olmak
  • Fazla miktarda alkol almak veya hızlı araba kullanmak gibi tehlikeli davranışlar
  • Uyku sorunları
  • Konsantrasyon sorunları
  • Sinirlenme
  • Utanç veya suçluluk duygusu

Post travmatik stres bozukluğu DSM 5 tanı kriterleri

Travma sonrası stres bozukluğu tanısı ilk olarak DSM 3 kriterleri ile 1980 yılında bir bozukluk olarak belirlenmiştir. Bugün bu bozukluğun teşhisinde DSM 5 tanı kriterleri baz alınır.

Kriter A: Stres etkeni

Aşağıdakilerden biri veya birkaçının olduğu ölüm, ciddi yaralanma, tehdit veya cinsel şiddete maruz kalma:

  • Olayı doğrudan deneyimlediniz.
  • Olayın bir başkasının başına geldiğine şahsen şahit oldunuz.
  • Kaza sonucu veya şiddetli bir şekilde ölümle sonuçlanan veya ölüm riski taşıyan bir durumu deneyimleyen bir arkadaşınız olduğunu öğrendiniz.
  • Olayların üzücü ayrıntılarına tekrar tekrar maruz kaldınız. Mesleki görevler esnasında bu durumlarla karşılaşmış olabilirsiniz. Elektronik ortam, televizyon, film veya resimler vasıtasıyla profesyonel olmayan maruziyet sayılmaz.

Kriter B: İhlal belirtileri

Travmatik olay, aşağıdaki yollardan biri veya birkaçı vasıtasıyla tekrar tekrar deneyimlenir:

  • Tekrarlayan, istemsiz ve rahatsız edici anılar. Altı yaşından büyük çocuklar bu semptomu, travmanın canlandırıldığı oyun yoluyla ifade edebilir.
  • Olayla ilgili travmatik kabuslar veya üzücü rüyalar. Çocuklar, travma ile ilgili bir detay olmadan korkutucu rüyalar görebilirler.
  • Geçmişteki deneyim tekrar yaşanıyormuş gibi flashbackler. Bunlar kısa süreli deneyimler olabileceği gibi bilinç kaybı noktasına da varabilir. Çocuklar oyundaki olayları yeniden canlandırabilir.
  • Travmatik anıları hatırlatan şeylere maruz kaldıktan sonra yoğun veya uzun süreli rahatsızlık.
  • Travmatik anıları hatırlatan şeylere maruz kaldıktan sonra kalp hızının artması gibi fizyolojik değişiklikler

Kriter C: Kaçınma

Aşağıdakilerden biri veya her ikisinin göründüğü ve travmaya neden olan hatıralardan veya faktörlerden kaçınma:

  • Travma ile ilgili düşünce veya duygulardan kaçınma
  • Travmayı hatırlatan insanlardan, yerlerden, nesnelerden ve durumlardan uzak durma

Kriter D: Ruh halinde olumsuz değişiklikler olması

Aşağıdakilerden ikisi veya daha fazlasının bulunduğu ve travmatik olayın akabinde ruh halinde ve bilişsel düzeyde bozulmalar:

  • Travmatik olay ile ilgili temel şeyleri hatırlayamama. Bu durum dissosiyatif amnezidir.
  • Dünyayla ilgili veya kendisiyle ilgili olumsuz düşünceler. Örneğin ben kötüyüm veya dünya kötü fikrine takılma.
  • Travmatik olaya neden olduğu için kendisini veya diğerlerini suçlama.
  • Eskiden zevk alınan aktivitelerden artık zevk alamama.
  • Korku, öfke, suçluluk veya utanç gibi olumsuz duygular.
  • Başkalarından uzaklaşma, yabancılaşma ve onlardan kopma.
  • Mutluluk, sevgi ve neşe duygularını deneyimleyememe.

Kriter E: Uyarılma ve tepkisellik ile ilgili değişiklikler

Aşağıdakilerden ikisi veya daha fazlasının görüldüğü, travmatik olaydan sonra uyarılma ile ilgili değişiklikler:

  • Sinirlilik veya agresif davranışlar
  • Normalden fazla irkilme
  • Konsantrasyon sorunları
  • Uyku bozukluğu
  • Kendine zarar verme veya kendini umursamama
  • Sürekli tetikte olma

Kriter F: Süre

B, C, D ve E kriterlerinde saydığımız belirtiler uzun süredir devam etmektedir.

Kriter G: İşlevsel önem

Sosyal veya mesleki alanlarda belirtiler nedeniyle sıkıntı ve zorluk yaşamak. Yani bu belirtiler hayatın sürekliliğinde zorluklara neden olur ve kişi sosyal ve mesleki işlevlerini belli düzeyde kaybedebilir.

Ölçüt H: Dışlama

Bu belirtiler ilaç, madde kullanımı veya diğer hastalıklar nedeniyle ortaya çıkmıyor olmalıdır.

Çocuklarda post travmatik stres bozukluğu belirtileri

Çocuklar ve gençler travmaya yetişkinlerden daha farklı tepki verebilirler. Esasen onların tepkileri daha aşırı düzeyde olabilir. 6 yaşından küçük çocuklarda aşağıdaki gibi belirtiler görülebilir:

  • Tuvaleti kullanmayı öğrenmiş olmasına rağmen yatağını ıslatmak
  • Oyun oynarken korkunç olayları canlandırmak
  • Nasıl konuşulacağını unutmak
  • Ebeveynine veya başka bir yetişkine bağımlı hale gelmek

Daha büyük çocuklar ve gençlerde de benzer semptomlar görülebilir. Saygısız veya yıkıcı davranışlar göstermeleri de mümkündür. Bu çocuklar ölüm veya kazalardan dolayı kendilerini suçlu hissedebilir ve intikam almak isteyebilirler.

Nedenleri ve risk faktörleri

Esasen post travmatik stres bozukluğu her yaştaki kişide görülebilir. Savaş gazileri, çocuklar ve fiziksel veya cinsel saldırıya uğrayanlar, deprem gibi bir afetten sağ çıkanlarda bu bozukluğun görülme ihtimali daha yüksektir. Her 100 kişiden yaklaşık 7 veya 8’i hayatının bir noktasında post travmatik stres bozukluğu yaşar. Kadınlar erkeklere göre daha fazla risk altındadır.

Bununla beraber post travmatik stres bozukluğu yaşayan herkes tehlikeli bir olay deneyimlemez. Bu kişiler ailelerinden birinin zarar gördüğüne şahit olmuş olabilirler. Ayrıca sevdikleri bir kişinin aniden ölmesi de bu bozukluğa yol açabilir.

Neden bazı kişilerde stres sonrası travma bozukluğu görülürken diğerlerinde görülmez?

Tehlikeli veya travmatik bir olayın akabinde herkeste travma sonrası stres bozukluğu görülmez. Esasen insanların büyük bir çoğunluğunda bu durum görülmez. Bazı risk faktörleri kişilerin stres sonrası travma bozukluğu geliştirme ihtimalini arttırır. Bu riski arttıran faktörler şunlardır:

  • Çocukluk travmaları yaşamak
  • Tehlikeli olaylar atlatmak
  • Başka bir kişinin incindiğine şahit olmak veya ceset görmek
  • Çaresizlik hissetmek veya aşırı derecede korkmak
  • Yaşanan kötü olay sonrası destekten mahrum kalmak
  • Geçmişte akıl hastalığı yaşamış olmak
  • Madde bağımlılığı
  • Travmatik olay sonrası ciddi bir kayba uğramak (ev, iş, sevilen biri)

Travma sonrası iyileşmeyi teşvik eden faktörler sayesinde bu bozukluk gelişmeyebilir. Bu faktörler şunlardır:

  • Arkadaşlardan veya aileden destek almak
  • Travmatik olay sonrası destek grubuna katılmak
  • Kötü olayları atlatmak veya baş etmek açısından kendi yöntemlerini geliştirmek
  • Tehlike karşısında soğukkanlılığını korumayı bilmek
  • Korku durumunda doğru tepkiyi vererek olayı atlatmayı bilmek

Benzer yazılar: MADDE KULLANIMININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Tedavisi

Travma sonrası stres bozukluğunun tedavi edilmesi ile hayatınızın kontrolünü yeniden kazanmış gibi hissedebilirsiniz. Aslında bu bozukluk sizi dış etkenlerin ve korkularınızın esiri haline getirecek denli ağır olabilir. Bu nedenle bu bozukluktan muzdarip kişiler tedaviye hevesli olurlar. Travma sonrası stres bozukluğu tedavisi için birincil basamak psikoterapidir ancak kişinin durumuna göre psikoterapi ilaçlar ile desteklenebilir. Tedavi sayesinde semptomlarınızla baş etmeyi öğrenebilir, olayları daha olumlu bir şekilde değerlendirebilir ve depresyon ve anksiyete belirtilerini kontrol etmeyi öğrenebilirsiniz.

Psikoterapi

Konuşma terapisi olarak da bilinen psikoterapinin birçok türü vardır. Bilişsel terapi, maruz bırakma tedavisi, EMDR (göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme) terapi türleri arasında size uygun olan terapiler seçilebilir.

Bilişsel davranışçı terapi: Bilişsel davranışçı terapide sizde olumsuz duygu ve davranışlara yol açan düşünce kalıplarına karşı farkındalık kazanmanız sağlanır. Bu düşüncelere karşı farkındalık kazandığınız takdirde onlarla baş etme veya onları kontrol etme becerisini de edinebilirsiniz. Post travmatik stres bozukluğunda bilişsel terapi maruz bırakma terapisi ile beraber verilebilir.

Benzer yazılar: BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ (BDT) NEDİR? – FAYDALARI VE KULLANIM ALANLARI

Maruz bırakma terapisi: Maruz bırakma terapisi, sizi korkutan tecrübeler ve anılarla baş etmenizi sağlayabilir. Maruz bırakma terapisinde sizde travmaya neden olan ortamı yeniden tecrübe etmenizi sağlayacak bir sanal gerçeklik programı kullanılır.

EMDR (göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme): EMDR tedavisinde maruz bırakma terapisine destek verilir. Yönlendirilen göz hareketleri ile bu anıları işlemeniz ve bu anılara tepki verme sürecinize müdahale edilir.

İlaçlar

Bu psikoterapi türleri ilaçlarla kombine edilebilir. Bununla beraber ilaçlar tek başına yeterli gelmeyecektir. Post travmatik stres bozukluğunun tedavisinde kullanılan ilaçlar şunlardır:

Antidepresanlar: Antidepresanlar travmatik olay ile ilişkili depresyon ve anksiyete belirtilerinin giderilmesinde faydalı olabilir. Bu ilaçlar ayrıca uyku problemlerinin azaltılması ve konsantrasyon seviyelerinin arttırılması açısından da fayda gösterebilir. Seçici serotonin geri alım inhibitörü (SSRI) sertralin ve paroksetin, Amerika Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından post travmatik stres bozukluğunun tedavisi için onaylanmış antidepresanlardır.

Anksiyete ilaçları: Anksiyete ilaçları, yoğun kaygı durumunda faydalıdır. Bazı anksiyete ilaçlarının kötüye kullanılması mümkün olduğu için doktor kontrolü önemlidir.

Prazosin: Bazı çalışmalar prazosinin post travmatik stres bozukluğu yaşayan bazı kişilerde kabusları azaltabileceğini gösterirken başka bir çalışma etki etmediğini göstermektedir.

Post travmatik stres bozukluğu ile başa çıkmak için tavsiyeler

Travmatik olaydan sonra yaşadığınız stres ve anksiyete için profesyonel yardım almanız gerekir. Bu esnada aşağıdaki hususlara dikkat ederek tedavinizi pekiştirebilirsiniz:

  • Tedavinize uyun ve ilaçlarınızı veya terapiyi aksatmayın. Bu iki tedavi prosedüründen da fayda görebilmek için tedavilere biraz zaman tanımanız gerekir. Tedavi planınıza uymak ve takibini yapmak ilerleme kaydetmeniz için önemlidir.
  • Bu bozukluk ile ilgili olarak araştırma yapın ve bilgi edinin. Bu şekilde içerisinde bulunduğunuz durum ve hislere dair bilinç kazanabilir ve iyileşmenize katkıda bulunabilirsiniz.
  • Kendinize dikkat edin ve refahınızı önemseyin. Bunun için yeterli miktarda dinlenin; düzenli egzersiz yapın ve iyi beslenin. Ayrıca kaygıyı arttıran sigara ve kahve gibi kafein içeren içecekleri azaltın.
  • Kendi kendinize ilaç kullanmayın. Buna alkol ve uyuşturucu da dahildir. Bu maddeler uzun vadede rahatsızlığınızın daha da kötüleşmesine yol açabilir.
  • Endişelendiğiniz zaman kendi içinize kapanmak yerine yürüyüşe çıkın veya bir hobinizle ilgilenin. Hobiler basit gibi görülse de stresin dindirilmesi açısından son derece etkilidir. Resim yapmayı veya bir müzik aleti çalmayı öğrenmeyi deneyebilirsiniz.
  • Arkadaşlarınızın ve ailenizin sevgisinden ve ilgisinden kendinizi mahrum bırakmayın. Şefkat ve sevgi stres ve anksiyete ile baş etmeniz için en büyük destekçilerinizdir.

Travma sonrası stres bozukluğu olan bir yakınınıza yardım etmek

Travma sonrası stres bozukluğu da dahil olmak üzere psikolojik bozukluklar kişinin yakın çevresini de etkiler. Bu kişilerin yakınları karşılarındaki kişinin korku ve öfkesi karşısında nasıl davranacağını kestirmekte zorlanabilirler. Bu durumda yakınlarına yardım etmek isteyen kişiler ne yapmaları gerektiği konusunda endişe duyabilirler. Esasen her zaman onların yanında olduğunuzu hissettirmeniz son derece önemlidir. Bununla beraber birlikte destek grubuna katılabilirsiniz. Böylece karşılıklı duygu ve düşüncelerinizi anlamanız kolaylaşacaktır. Ayrıca yakınınızın gerekli tedaviyi sürdürüp sürdürmediğini de yakından izlemelisiniz. Buna ek olarak yakınınızı fazla zorlamamaya gayret etmelisiniz. Post travmatik stres bozukluğu zaten yeterince zor bir deneyimdir. Siz onları daha da büyük bir yükün altına sokmamalı sadece onların her zaman yanında olduğunuzu hissettirmelisiniz.

Benzer yazılar: HASTALIK HASTALIĞI (HİPOKONDRİYAZİS): NEDENLERİ, BELİRTİLERİ, TEŞHİSİ VE TEDAVİSİ

Travma sonrası stres bozukluğu komplikasyonları

Travma sonrası stres bozukluğu tüm hayatınızı etkiler. İşiniz, sosyal ilişkileriniz ve duygusal ilişkileriniz zarar görebilirken hayattan zevk almamaya başlayabilirsiniz. Bu bozukluktan muzdarip olan kişilerde aşağıdakilerin görülme riski de artar:

  • Depresyon ve anksiyete bozukluğu
  • Uyuşturucu veya alkol kullanımı
  • Yeme bozuklukları
  • İntihar riski

Post travmatik stres bozukluğu önlenebilir mi?

Travmatik bir olaydan sonra birçok kişide korku, kaygı ve depresyon gibi belirtiler olması normaldir. Bunların tümü travmatik ve stresli olaylardan sonra herkesin doğal olarak verdiği tepkiler ve girdiği süreçlerdir. Ancak bu kişilerin çoğu belli bir süre sonra bu süreçlerden sıyrılır ve yaşadıkları olay ile baş etmeyi öğrenirler. Bu süreci rahatlıkla atlatamamaktan endişe duyuyor iseniz profesyonel yardım almayı düşünebilirsiniz. Böylece travmanın sizde derin ve üstesinden gelinmesi zor izler bırakmasını engelleyebilirsiniz. Bazı kişiler ailelerine, sevdiklerine ve inanca yönelerek bu süreci daha rahat atlatırlar. Ayrıca sevdiklerinizden destek almak alkol ve uyuşturucuya sığınmanızı da engelleyebilir.

Konuyla ilgili video

Kaynakça

1. Posttraumatic Stress Disorder in the DSM-5: Controversy, Change, and Conceptual Considerations

2. How Trauma Can Affect Dreams

3. Development of a Measure of Postpartum PTSD: The City Birth Trauma Scale

4. PTSD: National Center for PTSD

5. Post-Traumatic Stress Disorder (PTSD)

6. Post-Traumatic Stress Disorder

7. Symptoms and Diagnosis of PTSD

8. Post-traumatic stress disorder

POPÜLER YAZILAR

YORUM YAP

Lütfen bir yorum yaz
Lütfen isminizi girin

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tolegen Effluvium Hakkında Her Şey

Telogen Effluvium Nedir? – Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

0
Telogen effluvium nedir? Telogen effluvium bir saç dökülmesi tipidir ve diffüz alopesi örneğidir. Alopesi ise tek başına saç dökülmesi anlamına gelir. Eğer bu saç dökülmesi...